Buket

Buket
@Divaneokur
İnsanın ruhunu kemiren bu kalabalıklar içinde kendime ve kitaplarıma sımsıkı sarıldım...
Kapak Kızından Osman’a uzanan bir hikâye…
Puan vermedi·504 syf.··
2024 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 20:17
Ayfer Tunç.. Yazarla yeni tanışmama rağmen kendisi çok beğendiğim yazarlar arasına katıldı. Sebebini soracak olursanız kalemindeki gerçeklik beni çok etkiledi. Kapak Kızı ile başlayıp Osman’a uzanan bir hikaye… Bu üçlü seriyi okurken çok kızdığım yerler oldu. Bununla birlikte üzüldüğüm yerler de çok oldu. İnsan Şebnem’e de Osman’a da öfkelenmeden edemiyor. Fakat olaylara daha objektif bakmayı başardığınızda kimsenin buralara durduk yere gelmediğini fark ediyorsunuz. Ana karakterler Osman ve Şebnem olsa da arka planda anne ve babaların çocuklarda bırakmış olduğu yıkımların çocukların yaşamına nasıl tezahür ettiğini görüyorsunuz. Herkesin anne ve baba olmaması gerektiğini bir kez daha kitapla birlikte teğit etmiş oluyorsunuz. Babası tarafından sevgi görmemiş, her fırsatta eleştirilmiş, yetersiz olduğu sık sık yüzüne vurulmuş bir Osman var. Sevilmeyi bilemeden büyümüş. İçindeki o sevgi açlığını parada, malda, mülkte, zevk ve eğlencede doldurabileceğini sanmış. Lâkin yerine neyi koymaya çalışırsanız çalışın bir insanın kalbi sevgiyle büyütülmemişse yaşamı hep eksik kalıyor. Osman da tüm yaşamı boyunca eksik kalmış. Annesinin yokluğuyla başlamış bu eksiklik sonra babasının sevgisizliğiyle giderek daha da büyümüş. Karşısına Şebnem çıkınca bu eksikliği tamamladığına inanmış. Ne kadar bize benziyor Osman değil mi? Hangimiz içimizdeki eksiklikleri bir başka eksiklikle doldurmaya çalışmıyoruz ki? Şebnemin de aile problemleri var. Annesi tarafından terk edilen bir kadın. Annesi ona iyi bir rol model olamamış. Annesinden gördüğü şeyin aynısını yaparak sevileceğine inanmış. Her tanıştığı erkekte o sevgiyi aramış. Annesinde göremediği babasında hissedemediği o sevgiyi… Kimine göre Şebnem kötü yola düşmüş bir kadın kimine göre ise yaşamın dayattıklarına boyun eğmeyecek kadar cesur
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnce Memed'e..
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 23:02
Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen bir İnce Memed serisi vardı. Yaşar Kemal'in kalemindeki ustalığı çok duyuyordum ve açıkçası okumak için sabırsızlanıyordum. Sonunda Yaşar Kemal'in eşsiz eseri olan İnce Memed ile tanıştım. Bir kitap en fazla ne kadar övülebilirse o kadar övmek istiyorum. Bir yazar Türkçe'yi ancak bu kadar güzel kullanabilirdi. Kitabı okurken betimlemelerin içinde kayboluyorsunuz. Siz istemeseniz de kitap sizi alıp götürüyor. İnce Memed'i okurken acaba o dönemde yaşasaydım bende mi İnce Memed gibi yapardım? Diye çok sordum kendime. Ve her defasında cevabım evet, bende öyle yapardım oldu. Ağalık sistemine, haksızlığa, zulme karşı çıkan, baş kaldıran İnce Memed zulmedenler için bir kabusa dönüşüyor. Açlık içinde, sefillik içinde yaşayan halkın umudu oluyor. Analar çocuklarını İnce Memed gelecek diyerek susturuyor. Adeta halkın kurtarıcısı oluyor. Yaşar Kemal o dönemde yaşanan olaylara İnce Memed romanı ile ayna tutuyor. Bize toplumun yapısını, düzenin işleyişini gösteriyor. Çukurova, taşı toprağı altın Çukurova köy halkına yetmiyor, daha doğrusu açgözlü ağalardan halka sıra gelmiyor. Köylüyü bir yıl boyunca çalıştırıp emeğini, altının terini bir hiçmiş gibi görmezden gelen, halkına adeta bir köleymiş gibi davranan, açlıkla cezalandırıp, korkutan bir ağalıktan bahsediyorum. Köylü korkusundan el pençe boyun eğiyor. İşte İnce Memed bu işleyişe dur demek için dağlara çıkıyor. Kimine göre İnce Memed bir katil, bir eşkıya... Fakat kimilerine göre ise tek umut kaynağı. Hangimizin içinde haksızlıklara karşı baş kaldırmayan, vicdansızlığa, zulme, adaletsizliğe dur demek için uğraşmayan, hakkı savunan bir İnce Memed yok ki? Sizi bilmem ama benim içimde var. Biraz da kendimi bularak okudum İnce Memed'i... Serinin ilk kitabı beni bu kadar alıp götürmüşken
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
9/10
·80 syf.··
2021 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 21:13
Yüksek rütbeli bir yargıç olan Ivan Ilyiç, ölümcül hastalığının farkına vardığında, o güne kadar büyük anlam yüklediği ve uğruna büyük çaba verdiği serveti, şöhreti ve saygınlığı, ölüm döşeğinde bir anda gözüne boş ve saçma görünür. Yazar, ansızın ölümcül bir hastalığa kapılan yargıcın ölümü üzerine aile ve meslektaşlarının verdiği tepkiler, İlyiç'in geçmişindeki sosyal ilişkileri ve iç muhakemelerini konu alarak, bireyin ölüm karşısındaki çaresizliğini işler. Okumaya başladığım ilk andan itibaren beni tutup sürükleyen anlatımıyla konusuyla ve konuyu işleyişiyle tam bir ustalık eseri diyebileceğim "İvan İlyiç'in Ölümü" beğendiğim kitaplar arasında yerini aldı. Bir insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini, hayatta çok önem verdiğimiz şeylerin aslında ölüm karşısında ne kadar basit ve aciz kaldığını görüyoruz. Okurken hayattaki tek gerçeği, ölümü yanı başımızda hissediyoruz. İçimizde bir şeyleri kıpırdatan kitaplar vardır ya hani Tolstoy'un bu eseri işte tam da o kitaplardan. Okumalı, okutmalı ama her şeyden önce hissetmelisiniz..
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201861,2bin okunma
10/10
·556 syf.··
2021 46. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 19:45
Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen bir Gazap Üzümleri vardı. Kalın ve ağır bir kitap olacağını düşündüğüm için ertelediğim kitaplar arasındaydı. Fakat neden daha önce okumamışım dedirten bir kitap oldu. Gazap Üzümleri, Amerika’nın ekonomik düzenini yeren, toplumsal içerikli bir eserdir. John Steinbeck’in başyapıtı olarak değerlendirilmektedir. Üslubu ve yapısı çok sağlam temeller üzerine oturtulmuş olan eserin güçlü bir dili, sürükleyici bir anlatımı vardır. Kitap 1929 yılında meydana gelen Ekonomik Bunalım'dan yola çıkarak o dönemde insanların yaşamış olduğu tüm sıkıntıları, açlığı, sefaleti, adaletsizliği ve topraklarından koparılmış olmanın zorluklarını öyle güzel anlatıyor ki kitabı sadece okumuyor yaşıyorsunuz. Tarih derslerinde yüzeysel okuyup ya da anlatıp geçtiğimiz ekonomik Buhran, insanların yaşamış olduğu acılarla, açlıkla, bir kuruş kazanabilmek için göçebe gibi oradan oraya sürüklenen insanlarla, zengin toprak sahiplerinin fakiri ezişiyle hiçte yüzeysel ele alınacak bir konu olmadığını gösteriyor. Bir zamanlar yaşanmış olan bu durumu ya da herhangi bir tarihsel olayı anlayabilmeniz için evvela kendinizi o insanların yerine koymanız gerekir. Ben Kitap boyunca o insanlarla yaşadım, o insanlarla toprağımdan sürüldüm, o insanlarla birlikte aç kaldım, o insanlarla kamyona binip iş aradım durdum. Ve en acısı da neydi biliyor musunuz? Bebeğimi ben kaybettim ve onu emziremediğim sütümle aç kalmış ölmek üzere olan adamı yaşasın diye kendi sütümle ben emzirdim. İşte burada insanın içi burkuluyor değil mi? Burkulsun, burkulsun ki insan olduğumuzu tekrar ve tekrar hatırlayabilelim. Cümlelerimin sonuna doğru yaklaşırken şunlara da değinmek istiyorum. Kitap bizlere tarih-sosyoloji-psikoloji vs. derslerinde kolay kolay öğrenemeyeceğimiz şeyleri bizzat yaşatarak
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,8bin okunma
10/10
·352 syf.··
2021 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2021 23:26
Gülseren Budayıcıoğlu'nun okuduğum ilk kitabı "Camdaki Kız" oldu. Kitap gerçek yaşanmış bir hikayeyi konu aldığı için beni okurken açıkçası çok hüzünlendirdi. Hatta bazen yok artık neler oluyor bu sadece filmlerde olur diye şaşırdığım şeyler aslında hayatın bir parçasıydı. Kitabı okurken birçok duyguyu aynı anda yaşadım. Aşk, sevgi, pişmanlık, özlem, sadakatsizlik, kızgınlık... Kitapta Nalan ve Hayri'nin imkansız gibi görünen aşkına şahit oluyoruz. Hayri okumamış, hayatta sevgi nedir bilmemiş, toplum tarafından hep iteklenmiş bir kişilik iken, Nalan ise mimarlık okumuş, kültürlü, bir o kadar da güzel bir kız. Nalan hayatta her şeye sahip olarak büyütülse de sahip olamadığı tek şey sevgiydi. Hayatı hep cam bir fanus içerisinde dışarıdan izlemekle yetinmek zorunda kalmış. hayatın içerisine girememiş, ailesi tarafından sevilmemiş, dünyanın nasıl bir yer olduğu hakkında en ufak bir fikri bile olmayan Nalan hayatta hep yalnız kalmış. Öyle ki eşi Sedat tarafından da hiç sevilmemiş. Kocası tarafından en ufak bir ilgiden bile mahrum bırakılmış bir kadın. Sevgisizlik peşini bırakmamış adeta.. O zamanlar Nalan'nın şoförlüğünü yapan Hayri ise Nalan'a körkütük aşık. Fakat Nalan eşine ihanet etmek istemediği, bunu da kendisine yakıştıramadığı için Hayriden uzak durmaya çalışıyor. Fakat kimseden, ailesinden bile göremediği bu sevgiyi Nalan'a Hayri veriyor. Onu çok seviyor. Çok ilgi gösteriyor. Bir süre sonra Nalan eşinden ayrılıp Hayri ile birlikte 7 yıl yasak aşk yaşıyor. Hayri bu arada evli ve 3 çocuk babası. Fakat Nalan yuva yıkmamak için eşinden ayrıl diyemiyor Hayri'ye ve tam 7 yıl Nalan yaşamadığı mutluluğu da, aşkı da, sevgiyi de Hayri ile birlikte yaşıyor. Ta ki Hayri benim hayatımda başka birisi var ayrılalım diyene kadar.. Nalan Hayri için bütün hayatından vazgeçmiş, onun
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,2bin okunma