Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen bir İnce Memed serisi vardı. Yaşar Kemal'in kalemindeki ustalığı çok duyuyordum ve açıkçası okumak için sabırsızlanıyordum. Sonunda Yaşar Kemal'in eşsiz eseri olan İnce Memed ile tanıştım. Bir kitap en fazla ne kadar övülebilirse o kadar övmek istiyorum. Bir yazar Türkçe'yi ancak bu kadar güzel kullanabilirdi. Kitabı okurken betimlemelerin içinde kayboluyorsunuz. Siz istemeseniz de kitap sizi alıp götürüyor. İnce Memed'i okurken acaba o dönemde yaşasaydım bende mi İnce Memed gibi yapardım? Diye çok sordum kendime. Ve her defasında cevabım evet, bende öyle yapardım oldu. Ağalık sistemine, haksızlığa, zulme karşı çıkan, baş kaldıran İnce Memed zulmedenler için bir kabusa dönüşüyor. Açlık içinde, sefillik içinde yaşayan halkın umudu oluyor. Analar çocuklarını İnce Memed gelecek diyerek susturuyor. Adeta halkın kurtarıcısı oluyor. Yaşar Kemal o dönemde yaşanan olaylara İnce Memed romanı ile ayna tutuyor. Bize toplumun yapısını, düzenin işleyişini gösteriyor. Çukurova, taşı toprağı altın Çukurova köy halkına yetmiyor, daha doğrusu açgözlü ağalardan halka sıra gelmiyor. Köylüyü bir yıl boyunca çalıştırıp emeğini, altının terini bir hiçmiş gibi görmezden gelen, halkına adeta bir köleymiş gibi davranan, açlıkla cezalandırıp, korkutan bir ağalıktan bahsediyorum. Köylü korkusundan el pençe boyun eğiyor. İşte İnce Memed bu işleyişe dur demek için dağlara çıkıyor. Kimine göre İnce Memed bir katil, bir eşkıya... Fakat kimilerine göre ise tek umut kaynağı. Hangimizin içinde haksızlıklara karşı baş kaldırmayan, vicdansızlığa, zulme, adaletsizliğe dur demek için uğraşmayan, hakkı savunan bir İnce Memed yok ki? Sizi bilmem ama benim içimde var. Biraz da kendimi bularak okudum İnce Memed'i... Serinin ilk kitabı beni bu kadar alıp götürmüşken
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan
Ne kadar acı geçmişsse yaşayacağız
Hepsini yeniden, bir bir dünyada…
Ve bizim bir haziranımız bir yıl kadar yetecektir dünyaya..
“Mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilmiyordu.”