Stoacılar ayrıca, bütün doğal süreçlerin -örneğin hastalık ve ölüm- doğanın değişmez yasalarına göre gerçekleştiğini vurgulamıştı. Böyle olunca, insanın kendi kaderiyle barışması gerekir. Stoacılara göre hiçbir şey rastlantı eseri değildir. Her şey zorunlu olarak gerçekleşir ve kader gel ip kapıyı çaldığında yakınmak pek bir işe yaramaz. insan yaşamdaki mutlu durumları da sakin bir biçimde karşılamalıdır. işte bu noktada, dışsal şeylere aldırış etmeyen kiniklerle olan yakınlığı görüyoruz. Bugün hala bir insan duygularına kapılmadığında "stoacı sükunet"ten söz
edilir.