Merhabalar :)
Ben çocukken babam kış aylarında iş dönüşü eve film cdleri getirirdi ben de acaba bugün nasıl bir film getircek diye ayaklarımı sobaya uzatıp ısınırken düşünürdüm. Filmleri akşamları yemekten sonra izlerdik. Yine böyle bir günde okuldan dönmüştüm sabırsızlıkla akşamki filmi bekliyordum. Babamın o gün getirdiği film Yüzüklerin Efendisiydi filmin daha başındaki o Shire müziği beni büyülemişti ve filmi izledikçe küçük 1+1 sobalı gecekondu evimizin olduğu mahalleden ayrılıp sihirli alemlere doğru yol almıştım. Dünyam bir anda inanılmaz derecede genişlemişti bambaşka bir evren beni benden almıştı o günden sonra serinin diğer filmlerini peş peşe izledik. Aradan seneler geçti ve Yüzüklerin Efendisi hiç aklımdan çıkmadı. Biraz büyüdükten sonra yaklaşık 11 yaşlarımda Yüzüklerin Efendisinin kitabını aldım ve saatlerce haritaları inceledim durdum. Şimdiyse beni etkileyen o efsanenin ufak ufak oluşumunu gördüğüm bir kitap okudum denizdeki goblinler , elf adaları... Bu kitap benim en sevdiğim evrenin oluşum kırıntılarını içerdiği için gözümde çok değerli. Çocuklarınıza anlatabileceğiniz sıcacık bir hikaye kitabı ayrıca Yüzüklerin Efendisi hayranlar için hayran oldukları evrenin oluşumunu görebilecekleri bir fırsat. Köpeği kaybolan çocuğu için böyle bir hikaye yazan Tolkien sana hayranım.