Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar bir domuzların yüzlerine bir insanların yüzlerine bakiyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Hakikati bulmak için bakmak yetmez, görmek gerekir. Ey hakikati arayanlar! Eve dönün, kütüphanenize tekrar bakın. Hakikati anlatan o kitabı arayın. O kitabı bulana ne mutludur ki, hakikatin yanı sıra ölümsüzlüğün ışığıyla da aydınlanacaktır.'
"Belki de bu köpekler gibi olmalıyız" dedi Kenan. Hâlâ dalgındı, hâlâ düşünceliydi. "Yaşadığımızın farkına varmadan yaşamalıyız. Sadece bedensel ihtiyaçlarımızı karşılayıp anın tadını çıkarmalıyız. Belki daha mutlu olurduk."
"Henüz alışkanlıklarımızı kirli bir gömlek gibi çıkarıp atabilecek olgunluğa erişemediğimiz için ömrümüzü, kendi hırsımızın bizden bağımsız olarak çizdiği bir daire içinde koşturarak tamamlayacağız..."