Sokrates'in felsefesinin gerekliliğini tesis için ileri sürdüğü iddia edilen ilginç bir akıl yürütmesi vardı. Felsefenin, yani insanın doğal tecrübeleri ve aklına dayanarak herhangi bir konuda tutarlı, sistemli ve gerekçeli akıl yürütmesinin, düşünmesinin, kanıt getirmesinin gerekliliğine inanmayan birine Sokrates'in itirazı şudur: "Sen ya felsefenin, (yani yukarıda kısaca özelliğine temas ettiğimiz bir düşünme biçiminin) gerekliliğini kabul edersin; o zaman mesele yoktur. Veya böyle bir düşünme biçiminin gerekli olmadığını iddia edersin; o zaman ben sana bunun neden ötürü gerekli olmadığını bana anlatmanı, görüşünü kanıtlamanı, makul gerekçelerle beni ikna etmeni isterim. Beni ikna etmek için ileri süreceğin düşünceler, getireceğin kanıtlar ise işte benim felsefe yapmak dediğim şeyin ta kendisi olacaktır. "
Farabi çizgisini takip eden İslam bilginleri ve entellektüelleri Aristoteles'i bir bütün olarak insanlığın ilk öğretmeni olarak almakta, onun ardından ve izinden gelen Farabi'yi ise arada tam bir devamlılık olduğunu vurgulayan bir ifadeyle İkinci Öğretmen adıyla adlandırmak ve onurlandırmakta hiçbir sakınca görmezler.
İslam dünyası koyu bir cahilliğin, bağnazlığın, yoksulluğun içinde yüzmektedir. Bunun nedeni de esasta ilkel, tutucu, gelişmeye elverişli olmayan İslam dinidir.
Ünlü islam tarihçisi İbni Haldun'un Muhammed ve ilk dört halife döneminden sonraki devrede ortaya çıkan " Müslüman" devletlerin gerçekte bir İslam devleti olmayıp kaynağını yöneticilerin dünyevi ilgi, arzu ve iradelerinden alan birer mülk devleti, hanedan devleti, güç devleti oldukları kanaatinde olduğu bilinmektektedir.