Semaver 20 öyküden oluşan , balıkçıları,işçileri,sabahçı kahvelerini,vapurda yada bi trende insan hikayelerini,ergen duygularını,tüm olmazlara rağmen yaşanan kadın erkek ilişkisini çok iyi bir gözlemle ,en önemlisi de bu gözlemlerin adeta bir sihirbaz gibi kelimelerle oynanarak anlatılan güzel bir kitap.
Örnegin;bir sabahçı kahvesine giriyorsunuz ve oranın geceden kalmış ağır karmakarışık kokusunu içinize çekiyorsunuz. Yada herkesimden insanların soğuk akşamlarda toplandığı bir mekanin nemi ,ortamdaki bunaltıcı havası yüzünüze yapışıyor .
Yada kıyıya vurmuş bir cesedin sallanan gözündeki o koptu kopacak ağ gözünüzde canlanıyor ve içiniz ekşiyor.
Aşağıda Meseret Oteli öyküsünde geçen bu anlatımı defalarca hayranlıkla okudum.Kelimeler adeta bir film karesi olmuş.
- Bu portrede - dedi -, bir sürat var. Adeta res-
sam bu çehreyi yüz kilometre yapan bir trenin içinde geçerken, durulmayan istasyonların
birinde dikilmiş. sıtmalı bir kız çocuk hayalini kafasında sonradan canlandırmış, büyütmüş de yapmışa benziyor.
Kelimelerle dans eden ;"Sait Faik Abasıyanık "
kesinlikle bir kitap okurunun tanışması gereken bir yazar.
Sevgiyle ve kitaplarla kalın.
Kış, saadetimizi tamamlamak için geliyor. Ba-
har aşkımızı tazelemek için.Yaz damarlanmızdaki çalışma arzusuna biraz tembellik, güneş ve kudret
doldunnak için.
«Bir akıl hastasını ziyaret, bir eşegi tımar etmeye benzer. Eşek olmadığım için tımara da ihtiyactm olmadığını arzeder ve derin bir hürmetle sizleri selamlarim, efendiler .»
Kibrit fal bakmaya da yarardı. İki kibrit çöpü
kutunun iki kenarına sıkıştırılıp yakılır,
sönmesi beklenirdi. Sönmüş çöplerin
görüntüsüne göre tahmin yürütülürdü. Çöpler
birbirlerine doğru eğilmişlerse bu aşk olacak,
dışa doğru eğilmişlerse hiç ümit yok. Biri dışa,
diğeri öbürüne doğru eğilmişse birinin gönlü
var, diğerinin yok…