Dini daha derin anlamaya ihtiyaç duyduğumuzu gösteren günler geçiriyoruz... Allah'a, ihlâslı bir şekilde amel etmeye olan ihtiyacımız, günden güne daha da şiddetleniyor...
Hiç durmadan, sürekli yeni bir şeyler öğrenmemizi talep eden bir ülkede, nasıl dinlenileceğini kimse öğretmediği için, bu yolu kendi başıma keşfetmek zorunda kalmıştım. Şu veya bu şekilde dinlenmeyi deneyip, sonunda anladığım şey şuydu: Vakit bolluğu, iyi dinlenmekle eşanlamlı değildi. Tüm gün boyunca uzanıyor olmak da dinlenmek değildi. Tıpkı, bir yığın endişeyle dolup taşarken, hafta sonunu yatakta geçirmenin gerçek bir dinlenme olmadığı gibi...
Belki de yalnızlık, ayakkabı tabanındaki yastık gibidir, bilemiyorum. Herkesin ayağına uygun bir yastık olduğu gibi, benim de bana uygun bir yalnızlığım vardır. İşte bu yüzden, insanlar kendilerine uygun olan yalnızlığı bulmaya çalışır. Şu an bana uygun olan yalnızlık, yazı yazarken yaşadığım yalnızlık, tek başıma kaldığım yalnızlık. Şu an senin hissettiğin yalnızlık, sana uygun olan yalnızlık. Ancak, bulduğumuz bu yalnızlık tamamen rahat olmadığı için belki de bazen ondan kurtulmaya çalışıyoruz.