- Böylece öpüşürken önce onu öpüyordum, sonra hatıralarımdaki onu öpüyordum, sonra bir an gözümü açıyor ve gözümü kapayıp az önce gördüğüm onu ve hatıralarımdaki onu öpüyordum.
Hasımların niyetlerinin ne olduğunu ve içlerinden hangisinin durumunun daha avantajlı sayılabileceğini algılayamıyorduk. Yalnızca tek tek figürlerin düşman cepheyi yarmak için tek koldan harekete geçtiklerinin farkına varıyorduk, fakat -böylesine usta oyuncularda her hareket hep birkaç hamle öncesinden hesaplanmış olduğundan- bütün bu gidiş gelişlerin stratejik amacını kavrayamıyorduk.
Hem ayrıca, bu dünyada bir zamanlar bir Rembrandt'ın, bir Beethoven'in, bir Dante'nin, bir Napoléon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi bulunmayan birinin kendini büyük bir insan sayması son derece kolay değil midir?