Bu zaman, namussuz zamanı... doğruluk üzere iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir Kimse işin başına geçirmiyorlar. Gazetelerde okumuşsundur belki; şu işe, şu işe müsabaka imtihanıyla memur alınacak deniyor. Bu imtihan dedikleri ne? Namussuzluk imtihanı... Namusu düşük olan seçilip imtihanı kazanıyor. Alçaklıkta üstün olan terfi edip en baş yere geçiyor. Belli, sizin köy haklı. Yayla sizin... Velakin, hak nerde? Bu işin ucunda para dönerse olur. Vergini verme, rüşvetini ver; bu zaman böyle bir zaman... Ben size acıdım. Ankara'da tanıdığım çok. Velakin bu sizin iş, mektupla, telefonla olmaz. Ben kalkıp sevabıma Ankara'ya gitsem gerek. Sağa sola para yedireceğiz. Başka türlü olmaz Sabriağa.