"Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz." Aziz Nesin böyle noktalar romanını. Ve ekler: "Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz?" Bu sorunun ucunu açık bırakır yazar. Okuyucunun, toplumun temelinde çürümeye yüz tutmuş olan vicdan mahkemesinde yanıtı aramasını bekler.
Aziz Nesin'in iğneli dilini ve kara mizah anlayışını en üst doruklarda tattırdığı Zübük, Mum Hala adını verdiği günlüklerde de söz ettiği gibi Vatan gazetesinin, yazardan mizah romanı istemesiyle başlar. Romanın ilk adının Vilayetlik İstiyoruz olması dönemin iktidarı Demokrat Parti'nin seçimleri kazanabilmek için çeşitli vaatler ile ortaya çıkmasıydı. Bunlardan biri de ilçeleri vilayetlik yapmaktı.
Türlü sebeplerden ötürü romanını tamamlayamayan yazar, yeni tasarısı olan Zübükzade İbraam Bey tiplemesi ile tam adıyla Kağnı Gölgesindeki İt (Zübük) romanına başladı.
Zübükzade İbraam Bey'i tanırsınız. O hepimizden biri ve toplumun mihenk taşıdır.
"Son derece ahlaksız, şerefsiz ve kalleş biriydi. Maaşlı bir eleman iken aldığı rüşvetleri yastık altında biriktirdi. Foyası ortaya çıkmaya yüz tutunca, siyasetin dokunulmazlık zırhına bürünmek istedi. Önce belediye başkanı oldu. Yağcılık yapa yapa, rüşveti her yere bulaştıra bulaştıra yükseldi. Yağma, talan, soygun ve vurgun etiketi oldu. Yalanlarıyla insanları kandırdı, kamplara ayırdı. Namuslu insanları birer birer harcadı. Atatürkçü insanlara komplolar kurdu. Öylesine yüzsüz, öylesine utanmaz, öylesine alçaktı ki, yolsuzluklarını ortaya çıkaranlara hain, kendisini ise vatansever ilan etti."
Nasıl? Eminim ki artık kimlerden bahsettiğimiz ile ilgili kafanızda bir şeyler canlanmıştır.
Zübük, Aziz Nesin tarafından yazılan ve ilk yayınlanma tarihi 1961 olan dönemin en başarılı ve ses getiren siyasi