Merhaba sevgili okurlar. Bugün Beyaz Gemi ile sizlerleyim. Çok güzel bir kitaptı. Beni fazlasıyla etkiledi. Özellikle karakterlerle ve olaylarla bize yansıttığı iyilik, kötülük; geçmiş gelecek gibi kavramlar çok iyi yansıtılmıştı. Okurken zevk aldım ve açıkçası merak duygumu uyandırmayı başardı. Bir de yazarın destan, efsane gibi unsurları da kitabına dahil edişi çok ilgi çekiciydi. Sonunu da çok iyi getirmişti. Gerçekten bitirdikten sonra bile kitabı düşünmeye devam ettim. Bence okursanız çok seversiniz. Gelelim konusuna… Ana karakterimiz yedi sekiz yaşlarında bir çocuk. Burada ana karakterimiz saflığı, bozulmamışlığı ve geleceği simgeliyor. Ve roman çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanıyor. Kitap yaşadıkları dağlara maşin-mağazanın yani seyyah arabanın gelip dedesinin ona okul için güzel bir çanta almasıyla başlıyor. Yaşadıkları bu yerde onlara ait ormanlar, hayvanlar her şey var. Çocuk dedesi, ninesi, teyzesi Bekey, teyzesinin eşi Orozkul, yardımcıları Seydahmet ve onun eşi Gülcemal ile yaşamakta. Annesi ve babası onu çok küçükken bırakıp şehre gitmişler. Ayrıca dedesinin ona ödünç verdiği dürbünle bakarken beyaz gemiyi görür ve dedesinin anlattıklarını hatırlayarak babasının orada çalıştığını sanarak mutlulukla gemiyi izlemeye devam eder. Şunu da söylemeliyim ki dedesi çok iyi bir insandır ancak onun bu saflığı ve temizliği diğerlerinin ona saygı göstermesini engeller. Damadı Orozkul bütün işlerini ona yaptırır üstüne üstlük de azarlamadan duramaz. Gerçekten daha fazla şeyden de bahsetmek isterdim ama devam edersem kitabı okumanıza gerek kalmayacak. Çok güzeldi. Mutlaka okuyun. Kitapla kalın <3