Görünen o ki bolluk çağı, ruhun açlığını gidermiyor. Yalnız kalabalıklar, içlerinin sızısını dindirmek için alışveriş merkezlerinde geziniyor ve eğlencelik romanlar okuyor. Yalnızlık büyüyor. Ruhun açlığı da. Ama umut hep var.
Doğruluğu şaşmaz bir biçimde sadece kendi üzerinden tanımlayan ve hakikati sadece kendi mülkü sayanlar, kendilerine muhalefet eden veya engel olan her düşünceyi yok edilmesi gereken düşmanlar olarak görürler.