İşlenmemiş suçlar, işlenmiş suçlardan daha alçakça, daha namussuzca... İşlenmek isteyip de, çıkarlarından, yüreksizliklerinden, korkularından işleyemedikleri ama hep içlerinden geçirdikleri, baskı altında gizli suçları... İşte asıl bana yükledikleri.
Dönünce evimi, herşeyimi, her neyim varsa hepsini yanmış kül olmuş bulsam, hiç üzülmem... Hiç umursamam.
Yeniden yaparım diye değil. Kaç kere yıktım, yeniden yaptım, yıktım yaptım... Yeniden yokettim. Bişeylere tutunmak istemiyorum da ondan, bezlere, paçavralara, altınlara, madenlere, tahtalara filan tutunmak istemiyorum. Kendisi boşlukta yuvarlanan insanın, yine bpşlukça uçuşan kâğıtlara tutunmak istemesi ne korkunç çaresizlik... Hiç olmazsa ben yuvarlandığım boşluktaki yalnızlığımı biliyorum. Hiç, hiçbi-şeyin değeri yok artık benim için...»