Bir insan tekinin bir başkası için ifade edebileceği şey, öyle çok büyük değildir: Neticede herkes yalnız kalır ve önemli olan şey yalnız kalanın kim olduğudur.
Ama şunu kabul etmek gerekir ki, bize ait
hiçbir şeyi aslında kendimiz seçmiyoruz. Tüm kararlar küçük yaş-
larda daha "aklımız ermezken" bizim adımıza verilmiş oluyor. Bi-
zim daha sonra tek yaptığımız, içinde yaşadığımız bu bedeni, haya-
tı, çevremizdeki her şeyi kabul edip arkasında dumak oluyor.
Tabii ki kabul ederek, arkasında durarak yapabileceğimizin en
doğrusunu yapıyonız ... Zaten başka bir şansımız da yok. Kimseye
küçük yaşta yeni bir hayat için ne farklı bir tercih, ne de yeni bir
şans veriliyor ...
Erika bu gündüz düşlerinde kendi kendine açılmayı severdi, çünkü ruhu, dile getirilemeyen sözcüklerin basıncıyla, olgunlaşan meyvelerinin ağırlığını zor taşıyan bir ağaç dalı gibi sarsılıyor olsa da, aşırı denebilecek utangaçlığı, başkaları karşısında ruhsal yaşantısına dair bir imada bile bulunmasına izin vermezdi.