Emine Uslu

Hayat sana anne ve babandan bir hediye. Eğer yaşamak istemiyorsan bunu önce onlara sormalısın.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hukukun üstünlüğü, mükemmelliği, tartışılamaz olduğu gibi sözleri kimse bana söylemesin çünkü bu koca bir yalandır. Zira onu düzenleyenler de subjektif olabilen, senin benim gibi insanlardır ve ait oldukları sınıfın bilincini üzerlerinden atamazlar
Sayfa 88·Kitabı okudu
Cumhuriyet tarihi özgürlük için verilen mücadelelerin tarihidir, sonrasında insanlık tarihi açısından yakın bir zaman önce boyun egme dönemi başlamıştır. Cumhuriyet bir fırsat eşitliği ve özgürlük mücadelesi olmakla beraber kapitalist bir çerçeve içinden çıktığından, lokomotifi egoizmdir. Kralları ve sahipleri, sahanın dışına itme amacını güder. Ama Cumhuriyet görünümü altında, bize cumhuriyetin doğasına aykırı, cumhuriyetçi olandan uzak, hiyerarşik bir toplumun unsurlarını dayattılar. Cumhuriyetçilerin tanımı, hiç kimsenin bir diğerinden daha üstün olmadığı şeklindedir. Ama şimdi şimdiye kadar gelen başkanlar, feodalitenin monarşi ile beraber gelen bu kadük karakterini kabul edecek şekilde ehlileştir diler. Bundan dolayı da etraflarındaki tüm bu kutsamaları, şatafatı kabul ettiler. Çember, kırmızı halı, hürmet… tüm bunlar Cumhuriyet olamaz. Cumhuriyet eşitliktir ve söz sahibi de ruhumuz ve bedenimiz her şeyimizi borçlu olduğumuz halktır. Yöneticiler kendilerine oy veren insanların çok büyük bir kısmı gibi sade, alçakgönüllü bir hayat yaşamalıdır. Devlet başkanı herkes gibi bir vatandaşdır. 
Sayfa 84·Kitabı okudu
En kötüsü, içinde mahkum kaldığın ideolojik kalıpların, gerçekleri olduğu gibi görmene engel oluşturmasıdır. Ben uzun bir süre önce bundan kurtulduğumu ve küçük renk farklılıklarının ve detayların kattığı zenginliklerin önemini kavradığımı düşünüyorum. Hayat, gelecektir; geçmiş değil! Bu, geçmişin yaşanmadığı anlamına gelmez. Geçmiş vardır ama belirleyici olan, gelecektir. Sana unutabilme yeteneğini verecek olan da budur. Aslında unutmak doğru sözcük değil. Hiçbir boku unutmuyorsun. Ben tüm yaşadıklarımı nasıl unutacağım ki? Mesele, üstesinden gelmektir. 
Sayfa 48 - Tekin yayınevi·Kitabı okudu
Zenginin zengin diye derdi olmaz. Fakirin fakir diye. Gencin genç diye. Yaşlının yaşlı diye. Kime hak lan bu dert dediğimiz şey? Niye sormuyor kimse birbirine derdini? Niye dinlemiyor? Her sabah gördüğüm, daha yolun başında dediğim gencecik oğlan, askerden yeni gelmiş dediğim Selami‘nin annesini vurmuş babası sokak ortasında. Bu çocuk niye bu sırla yaşıyor, bu dertle kavruluyor senelerdir. Ulan yaşamak ayrı dert, yaşadığını anlatamamak ayrı dert. Anlatsan, seni anlayacaklar bile şüpheli. Sadece bu yetmez mi insana? Selami’yi koy kenara, Nurten’ime bak benim. Babası döve döve sakat bırakmış yavrumu. Bu kızın hiç mi derdi yok, hiç mi Ağırına gitmedi aksamak, hiç mi isyan etmedi içinden, nasıl öğrendi içindeki isyanı susturmayı, nasıl kabullendi? Nasıl Affedecek şimdi babasını? Affetmesini isterse, nasıl aksayacak şimdi eskisi gibi, attığı adımı bile değişmez mi? Abim, bir kızı sevmiş, senelerdir bunu gizlemiş hepimizden. varıp gidememiş. gidememenin ağrısı da az değil ki? Ekrem’in durum ortada. Benim halim hal değil. Annem bir sırrı boğazına kirli bir bez parçası gibi tıkıp da yaşamış nasıl yaşadı boğulmadan?
Sayfa 197 - Doğan Kitap·Kitabı okudu