Ne kadar da mutlular... Benim de onun kadar güzel olduğumu bütün Atina biliyor. Ama neye yarar, Demetrius onu beğeniyor. Herkes gibi düşünmüyor. O Hermia'nın gözlerine hayran olurken ne kadar hatalıysa ben de onun her şeyine hayran olurken o kadar hatalıyım.
youtu.be/4ke84_tursQ
1980'lerin sonunda İstanbul'da, yokuş aşağı bir sokağın cumbalı herhangi bir evinin istasyona bakan penceresindeki buğuyu silip, 8.30 trenine yetişmeye çalışan insanları izlemek isterdim. Bu şiir bana her zaman bunları hayal ettirmiştir. O'nu da belki böyle hatırladığım için derin duygular oluşmuş içimde.
Sen uyu, uyusun
İstanbul uyanmasın
Sen uyu, uyusun
İstanbul uyanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
Gemiler uyanmasın
Camlar buğulanmasın
Cibali uyanmasın
Kalbim buğulanmasın
Attila İlhan
Başka nasıl başa çıkabilir ki bu yüzyılla?
Aydınlık koyacağım adımı. İçinde bulunduğum karanlığa inat. Hey! Duyuyor musun beni? Anlıyor musun? Bu defa ben kazanacağım.
-delinin biri-