"Kapı kilitli mi yoksa arkadaşım?"Dedi Mr. Lorry, şaşırmış bir şekilde.
Mösyö Defarge, "Yaa, evet" dedi ciddi bir tavırla.
"Talihsiz adamı böyle kilitli mi tutmak gerekiyor?"
"Bence anahtarı çevirmekte fayda var." Mösyö Defarge bunu Mr. Lorry'nin kulağına fısıldamış, kaşlarını da sertçe çatmıştı.
"Neden?"
"Neden mi? Adamcağız o kadar uzun zaman kilit altında yaşadı ki, bu kapıyı açık bırakacak olsak korkar -çıldırır- kendini paralar- ölür- yani kim bilir neler yapar."
"Böyle bir şey mümkün mü?" Diye bağırdı Mr. Lorry.
Defarge sertçe, "Böyle bir şey mümkün mü?" Diye tekrar etti. "Tabi ki. Yaşadığımız şu güzel dünyada, böyle bir şey mümkün, başka pek çok şey de mümkün, hatta mümkün olmakla kalmayıp şu göğün altında her gün gerçekten oluyor böyle şeyler -cidden oluyor! Şeytan giriyor insanın aklına. Neyse biz işimize bakalım."
Bir insanın tehlikeli olduğunu bile bile suç işlemesini, fakat iş itiraf etmeye gelince, aynı cesareti gösterememesini hâlâ anlayamam. Birkaç küçük sözcüğe karşı hissettikleri bu zavallı korkuyu, ben her suçtan daha zavallı buluyorum.