"Geyik iyidir, güzeldir ama para etmez. Siz Norveclilerin aklı bir karış havada. Çok duygusalsınız. Avrupa'da sizden daha az çalışanı yok. Tutkularınız kalmadı. Bir geyik gördüğünüzde aklınıza gelen tek şey onun ne kadar muhteşem olduğu, onunla nasıl keyif yapabileceğiniz. Oysa biz İsveçliler, anında ondan nasıl para kazanabiliriz diye düşünüyoruz. Petrol sizi şımartmış. Gözünüz kör olmuş, çocuklarınıza tek başına ayakta kalmayı öğretmiyorsunuz
artk. Bu sizin sonunuz olacak" diyor Maj Britt.
Yaşamın özünde haksızlık olduğundan, çarpıklıkların sonunun gelmeyeceğinden, evrenin yavaş yavaş genişlemesi gibi, çok önceden belirlenmiş bir tempoyla bu çarpıklıkların da her an büyüdüğünden, daha da çarpıklaştığından derin bir şüphe duymaktadır Maj Britt. Ve gerizekalılığından utanmaktadır. Her şeyin nasıl da birbiriyle ilgili olduğunu anlayabilmek için bu kadar yaşlanması gerektiğine şaşmaktadır.