Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci sahneye fırlayıp Romeo'nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. Sonunda geminin batacağı bilindiği halde Titanic defalarca kez izlenmiştir. Bitecektir korkusuyla aşktan kaçarsan hayattan hiçbir tat alamazsın. Çünkü Romeo ölmeli, Titanic batmalı ve aşk herşeye rağmen yaşamalı.
Birincisi “Eğer” türü sevgi:
Bazı beklentileri karşılamamız sonucunda bize verilecek olan sevgiye bu adı takmış yazar. “Eğer iyi olursan annen ve baban seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan seni severim.
Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılasan seni çok severim”. Yazar en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Bir koşula bağlı sevgi, şartlı sevgi, karşılık bekleyen sevgi.
Evliliklerin pek çoğu “eğer” türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile maalesef “eğer” türü sevgiye rastlanıyor.
İkincisi “Çünkü” türü sevgi:
Bu türlü sevgide ise kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka bir kişinin onu sevmesi bir niteliğe yada koşula bağlıdır: “Seni seviyorum çünkü güzelsin.”, “Seni seviyorum çünkü popüler, zengin ve ünlüsün.”
Yazar “çünkü” türü sevginin “eğer” türü sevgiye tercih edileceğini anlatmıştır. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan ağır bir yük haline gelebilir. Zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz egomuzu okşayan hoş bir şeydir. Ama aslına bakarsanız “çünkü” türü sevginin “eğer” türü sevgiden pekte farklı olmadığını görürsünüz. Her ikisi de yük yükler insana..
İnsanlar hep sevilmek isterler ve daha fazla insanlar tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar.
Sevilecek niteliklere sahip başka biri çıktığında kendisini bırakıp onu seveceğinden devamlı korkarlar. Böylece sonsuz sevgi kazanma gayreti artık bir rekabete dönüşür.
Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfın en güzel kızı yeni gelen kıza içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler.
O zaman “çünkü“ türü sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Masumi. “Çünkü” türü sevgide gerçek sağlam