“Eğer gençliğin ruhunu, bakımsız bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada yabani otlar ve dikenler biter.”
…Ülkelerin güçlü ve zayıf, halkların gelişmiş veya geri kalmış olmasının altında yatan tek neden yöneticinin adil veya yetersiz olması değildir. Yönetici nasıl biri olursa olsun -iyi veya kötü, kahraman veya zalim- her zaman kendi halkının canından bir candır, onun bir parçası, ruhunun yansımasıdır. Halk nasılsa onu yönetenler de öyledir. Bu yüzden de her halkın hakettiği iktidarlara ve yöneticilere sahip olduğu eskiden beri söylenegelmektedir.