Eduard bu tür tartışmalardan bıkmış usanmıştı. Bu insanlar kendilerini bir akıl hastanesine kapatmışlar, dünyayı kurtarmaya kalkıyorlardı; tabii en ufak bir riski göze almaksızın. Kimi fikirleri ne kadar kullanışlı olursa olsun, dış dünyada gülünç duruma düşeceklerini pekâlâ biliyorlardı. Herkesin her konuda fikri vardı, yalnızca kendi dediklerinin doğru olduğundan kuşkuları yoktu. Günlerce, gecelerce, haftalarca, yillarca konuşur dururlar, iyi ya da kötü herhangi bir düşüncenin, ancak biri onu uygulamaya koymaya kalktığında var olabileceği gerçeğini göz ardı ederlerdi.