I. Ç.

I. Ç.
@Duchess86
Okuduğun kitapların içeriklerini unutabilirsin, ama her okuduğun kitapla bambaşka bir insan olursun. Sen bütün o okuduklarının özetisin!

I. Ç.

, bir kitap okudu
8/10
·55 syf.·
Beğendi
·
13 saatte okudu
·
2024 50. kitabı
Halil Cibran
7.5/10 · 85,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hayata dair..
“Aşka dair, Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin… Yolları zorlu ve dik olsa da. Aşk bütün bunları, yüreğinizin sırlarına ermeniz ve bu bilgiyle Hayat’ın yüreğinin bir parçası olabilmeniz için yapacaktır. Evliliğe dair, Birlikte yaratıldınız ve sonsuza kadar birlikte olacaksınız. Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi. Çocuklara dair, Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil. Onlar Hayat’ın kendine duyduğu hasretin oğulları ve kızları. Vermeye dair, Malınızdan mülkünüzden verdiğinizde pek bir şey vermiş sayılmazsınız. Gerçekten vermek kendinden vermektir. Sevinç ve kedere dair, Sevinciniz maskesinden sıyrılmış kederinizdir. Suç ve cezaya dair, Dürüst ve adil olan azade değildir kötünün ettiklerinden. Eğer aranızda doğruluk adına cezalandıracak ve kötü ağaca baltayı vuracak olan varsa, köklerine baksın ağacın. Gerçekte iyi ile kötünün, meyve veren ile vermeyenin köklerini sarmaş dolaş görecektir toprağın sessiz bağrında. Zamana dair, Bilir ki dün, bugünün aynısından ve yarın, bugünün düşünden başka bir şey değildir. Güzelliğe dair, Ne görmek istediğiniz imgedir, ne duymak istediğiniz şarkı. Gözlerinizi kapatsanız da gördüğünüz imge, kulaklarınızı tıkasanız da duyduğunuz şarkıdır güzellik.”
Bir Kafka okurunun iç sayıklamaları ve dönüşümü
8/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 00:33
Gregor Samsa’nın öyküsünü okurken aklıma kopuk kopuk gelenler şöyle oldu; her gün yaşadığımız o rutin ve sıkıcı hayat, gözlerimi zor açıp erkenden kalkmaya çalışmak, çocuğu beslemek, giyinip işe yetişmek için kendimi arabaya ya da otobüslere atmak. Bütün gün kendimizi feda edercesine, sevmediğimiz ya da zihinsel sağlığımızı korumak için kendimizi sevdiğimize inandırdığımız o rutin işimizi yapmak. Eve koşturarak gelmek, gelirken evdekilerin isteklerini yerine getirmek için alışveriş, ne yemek pişirsem, şurası da kirlenmiş etraf da dağılmış, yemek saatine yetiştireyim. Sofrayı toplayayım bulaşıkları yıkayayım, çocuk ilgi bekler onunla oynayayım uyutayım. Gecenin köründe sonunda biraz kendimle başbaşa kalabileceğim birkaç saat yaşasın, azıcık Kafka okuyayım, yorgunluktan kitabın başında uyuyakalayım, İstiklal marşı ve kapanış. Ve telefonun alarmıyla en başa dönüş. Peki insan ne kadar dayanabilir buna? Hele ki herşeyin, akıp giden bir hayatın bilincindeyse. Ben ne yaptım, sabah iş öncesi yarım saat kadar kahve keyfi ekledim günlerime, öğlenleri azıcık daha uzatma, yakın arkadaşlarımla kaliteli zaman içten güzel sohbetler. Kendine zaman ayırmak için iş yerine yakın ev, araba. Önceden planlanan, arada dışardan takviye edilen yemekler. Çocuk için yardımcı. Arada herkesi unutup bol kitap. Belki de bu yüzden hala bir insan olarak uyanıyorum yatağımdan, ya da acaba dönüşecek miyim bu tempoya dayanamayıp zamanın birinde? Ya bunlar için fırsat bulamayanlar? Sanayi devrimi insanları mesela, o küçücük elleriyle baca temizletilen solgun yüzlü çocuklar, Charlie Chaplin filmlerindeki gibi fabrikada üç kuruşa bir makinenin başında tüm gün aynı rutin hareketi yapan insanlar. Dönen dişli çarklar arasında ezilenler. Ya da günümüz, ekonomik veya sosyal veya toplumsal imkansızlıklar.
Dünya Klasikleri
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma