ĸϋвra

Puan vermedi·96 syf.··
2023 18. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 15:34
Franz Kafka bu eserini tanımlarken şunları söylemiştir; "Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var… Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay." Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı,işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde anlatmaktadır. Öykümüzün karakteri olan Gregor Samsa bir sabah kendini yatağında bir böceğe dönüşmüş olarak bulur, ancak bu basit bir dönüşüm değildir o insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiş, artık farklı bir canlı türü olmuştur.
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Martı Yayınları · 2021267,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·779 syf.··
2023 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 01:29
Fyodor Dostoyevski’nin dört büyük romanından biri olan bu eserinde sara hastası bir genç adamın merkezine yerleştirdiği bir dünyada dürüst ve açık bir insan olarak yaşamamın zorluklarına değinmekte ve toplumun ne kadar da iki yüzlü bir sistem üzerine inşa edilerek ayakta durduğunu gözler önüne sermektedir. Dostoyevski’nin romanda sık sık vermiş olduğu mesaj şudur; " iki yüzlü, yalancı, samimiyetsiz, çıkarları uğruna ahlak kavramını kolaylıkla bir kenara atan insanların bulunduğu bu toplum düzeninde dürüst olmak "budala" olmaktır. Çok severek okuduğum bu klasik, gayet akıcı, yalın ve derin anlamlar içermekte. İnişli ve çıkışlı, psikolojik öğelerin yoğun olduğu bir eserdir. Dostoyevski burda Prens Mişkin karakteriyle ideal erkek tipini çizmek istemiş ve bunu pekala da başarmıştır. 19. Yüzyıl ortlarında geçen romanın kahramanı Prens Lev Nikolayeviç Mişkin, saralıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den döndüğünde elinde giysi çıkınından başka hiçbir şeyi yoktur. Petersburg’da kendisiyle uzaktan akraba olan Lizaveta Prokovyevna’yı ve General olan eşini görmek üzere Yepançinlere gider. Burada generalin üç kızı Aglaya, Adelaida ve Aleksandra ile de tanışır. Prens, dürüst, saf ve merhametli kişiliği ile aile başta olmak üzere Petersburg’da tanıştığı diğer insanlarıda etkiler. Ve romandaki olaylar bu çerçevede ilerler.
1000Kitap
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2022 26. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2022 00:00
Halit Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah için şu cümleleri kurar; "Onda hemen bütün ben varım , benim bir daha geri gelmeyecek olan emellerle,hülyalarla ve onların yanı başında hüsranlarla, elemlerle dolu olan genliğim var. Hatta yalnız benim değil…Bütün gençler var…Memleketimin bedbaht gençliği var.Sizler varsınız" gerçekten Ahmed Cemil karakterinde kitabı okuyan hemen hemen herkes bir nebze dahi olsa onda kendini görücektir. Kısaca anlatmak gerekirse; İstanbul’da orta halli bir ailenin çocuğu olan Ahmed Cemil, mülkiyeyi bitireceği sırada babasını kaybeder, ailesinin geçimini sağlayabilmek için bir yandan kitapçılara macera romanları çevirip satar, bir yandan da geceleri özel dersler vermeye başlar. Bu arada büyük ümitler verdiği eserini tamamlamaya çalışmaktadır. Ümitleri bir süre sonra ümitsizliğe döner. Genç şairin mavi bir gecede kurduğu bu hayalle hayat birbirine uymaz; yeni bitirdiği eserini bir gün Hüseyin Nazmi’nin evinde arkadaşlarına okur, dinleyiciler arasındaki eski edebiyat taraftarları eseri kötüleyen yazılar yazarlar. Ahlaksız bir adam çıkan eniştesinin attığı dayak yüzünden kız kardeşi İkbal çocuğunu düşürür ve ölür. Sevgilisi Lamia bir subayla nişanlanır. Bunun üzerine Ahmed Cemil, ne zamandan beri büyük ümitlerle hazırladığı şiirlerini ateşe atıp yakar ve Yemen’de bir kaza kaymakamlığı alarak, annesiyle birlikte, siyah bir gecede İstanbul’dan uzaklaşır. Kitabın beni en çok sarsan kısmı çokça çabaladığı şiir kitabını yakmasıydı. Çünkü Ahmed Cemil sadece şiir kitabını yakmıyordu. Aslında yanan şey sadece kitap değildi. Kitap ile birlikte onun; umutları, hayalleri, kanı, teri, gözyaşı, ilk aşkı, sevinçleri, geleceği,yaşama sevinci, insanlığa olan güveniydi…
Edebiyat
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,7bin okunma