Efendi Paris'i Evliya Çelebi'nin Viyana'yı seyrettiği gibi Kanuni devrinin şanlı hatıraları arasından ve bir serhat mücahidinin mağrur gözü ile görmez. O, 18. asır Paris'ine Karlofça'nın ve Pasarofça'nın milli şuurda açtığı hazin gediklerden ve devlet işlerinde pişmiş zeki bir memurun tecrübesiyle bakar.
Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın çok yerinde bir tespitiyle, yabancı bir ülkede her adım atışında «..cihangir muharip ve mücahit gururu yaralanmış bir ülkenin» temsilcisi olduğunun farkındaydı.