"Bir zamanlar ona atan kalbimi buza çevirmişken ona karşı içimde zerre kadar merhamet kalmamıştı."
Geriye artık kırılacak bir kalbin bile kalmadığında daha az düşünüyorsun bazı şeyleri. Onu, onunla yaşadıklarını ve sana yaşattıklarını daha az düşünmeye başladığında anlıyorsun ki artık sen bile eskisi gibi değilsin.
"Pek çok şey öğrendik, Siddhartha, öğreneceğimiz daha çok şey var. Kısır döngü içinde dolanıp durmuyoruz ,yukarı doğru ilerliyoruz sürekli, çember dediğin bir spiraldir. Birçok basamağını da çıktık bu spiralin."
Amaç ve toz nesnelerin arasında bir yerde değil, Onların içindeydi. Her şeydi kısaca.
"Ne sağır,ne körmüşüm" diye geçirdiği içinden. "Anlamanı çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri,işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları. Her harf karşısında böyle davranır. Oysa dünya kitabını kendi varlığının kitabını okumak isteyen ben ne yaptım,önceden varsaydın bir anlam uğruna işaretleri ve harfleri hor gördüm,görüngüer dünyasına yanılsama derdim, kendi gözümü ve kendi dilimin nasılsa var olmuş değersiz nesneler saydım. Olamaz böyle bir şey,geride kaldı bu,artık uyandım,gerçekten uyandım ve ancak bugün açtım dünyaya gözlerimi. "
"Tüm prensesleri delirtmişler. Masallar diyarında prenslere karşı isyan ve av var. Kararı çıkartan ve avcı olanların hepsi prenses. Bakalım öldürsünler kendini Prens sanan taş kalpli, bencil ve soğuk adamları.