Duygu KAYA

Duygu KAYA
@Duyguky06
“Bir ben vardır bende benden içeri”
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2020 21:54
Sabahattin Ali’nin şimdiye kadar okuduklarım arasında beni en çok etkileyen eseri oldu. Klasik tabirle okurken sizi içine alan bir eser. Ancak kitap bittikten sonra da etkisini devam ettiriyor. Ben, burnumun direğinde bir sızı, boğazımda düğümlenen bir hıçkırık ve içimde derin bir acı hissettim. Çok güzel kurgulanmış, okuyucuyu hiç sıkmayan, daima bir heyecan uyandıran, ancak bunu yaparken aşırılığa kaçmayan neredeyse nefes nefese okuyacağınız bir eser. İçeriğine gelecek olursak, içimizdeki şeytanla ilgili Sabahattin Ali’nin eserin kahramanı Ömer’ in ağzıyla yaptığı çıkarımlara kelamı kelamına katılıyorum. Evet bence de içimizdeki şeytanı mesul tutarak yaptığımız şeyler bizim irademizin ya da iradesizliğimizin ve gerçeği yok sayma eğilimimizin bir sonucudur. Yapılan iyilik de kötülük de irademizin bir ürünüdür aslında. Asıl mesele; yaptıklarımız iyi sonuçlanınca irademizle yapmış, kötü sonuçlanınca şeytana uymuş olmakta. Bunun yanı sıra yazar dönemin siyasal, sosyal ve ekonomik durumunu da kendi bakış açısıyla ortaya koymuş ve özellikle siyasal yapıyla ilgili görüşleri bazı kesimleri rahatsız etmiştir.Ancak eseri okurken bahsi geçen unsurlar her ne kadar geri planda kalıyormuş gibi dursa da aslında kahramanlarımız Macide ve Ömer’in içine düştüğü durumun ve eserin tam merkezinde olduğunu hissetmek mümkün. Kişisel gelişimimize katkısının olacağını düşündüğüm, okuyan herkesin şu anda bile kendinden bir şeyler bulabileceği, şapkasını önüne alıp düşüneceği mutlaka okunması gereken bir eser. Sabahattin Ali’nin faili meçhul bir cinayet sonucunda aramızdan ayrılmasına bu eseri okuduktan sonra bir kez daha derin bir üzüntü duydum. Kısacık ömrüne bu kadar güzel eserler sığdıran bu kalemi sağlam yazar, daha çok yaşasaydı kim bilir daha ne eserler bırakacaktı
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2020 99. kitabı
Stefan Zweig’in okuduğum onuncu kitabı. Pek çoğunuz gibi Satranç kitabıyla tanıştım onunla ve o gün bu gündür her kitap aldığımda mutlaka ondan bir eser atarım sepetime. Mecburiyet’e gelecek olursak 50 sayfalık, göz açıp kapayıncaya kadar kısa sürede ve soluksuz okuyacağınız bir eser. Bu eserde de yine Zweig; insan psikolojini, duygusal gelgitleri kendine has tarzıyla ve tüm çıplaklığıyla tahlil ediyor. Ancak ben Stefan Zweig’in diğer eserlerinden farklı olarak bu eserinde karamsar olmayan umut verici bir hava hissettim. Kendimizi mecbur olmadığımız bir şeye mecbur hissedebilir miyiz? Ya da mecbur olduğumuzu sandığımız duruma gerçekten mecbur muyuz? İşte böyle bir çelişki yaşayan kahramanımız bakalım ne yapacak. Son sayfaya kadar bunu anlamak ve öğrenmek çok mümkün değil. Keyifli bir saat geçirmek için okuyun, okutun derim...
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Puan vermedi·212 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 17:50
11. - 12. yy arasında yaşanmış bir ömür... İslam dünyasının altın çağı; özgür düşünce , felsefe, astronomi, matematik, coğrafya gibi pozitif bilimlerin geliştiği, bilim insanlarının desteklendiği bir dönem. Buna rağmen fikirlerini öyle bir cüretle belirtiyor ki Hayyam, tabi ucu birilerine dokunuyor. Dini çıkarlarına alet eden, özde değil sözde hocalara softalara yer yer ironik bir şekilde dokundurmuş rubailerinde. Şaraba aşk derecesinde bağlılığı, haramlığını sorgulamasına kadar, sevgiliye olan iltifatları okurken sizi de içine alıyor. Cennet ve cehennem ile ilgili dörtlükleri de oldukça kinayeli ve dikkat çekici. Bu arada bu rubailerin orijinallerinin başına gelmeyen de kalmamış. Merak edenlerin Semerkant’ ı mutlaka okumasını tavsiye ederim. Ama sağolsunlar bu derlemeyi yapanlar bizi bu güzelim dörtlüklerden mahrum bırakmamışlar. Tabi çeviriyi yapan Sabahattin Eyüboğlu’ nun da belirttiği gibi Hayyam’a ait olduğu şüpheli pek çok dörtlük geziyor ortalarda. Eserde yer alanlar ise yapılan araştırmalar sonucunda Hayyam’a ait olduğu düşüncesine en yakın olanlar. Ben çok keyif aldım . Hatta ne zaman canınız sıkılsa, açıp bi kaç sayfa Hayyam rubaisi okumanızı tavsiye ederim. Tabi ben dörtlükleri okurken şunu düşünmeden edemedim: bu fikirlerle kim olsa hangi yüzyılda yaşarsa yaşasın mutlaka o dönemde karşılaştığı sorunları yaşayacaktı. Hayata ve insanlara dair de çok güzel çıkarımları olan, pek çok alanda kendini yetiştirmiş aynı zamanda önemli bir bilim adamı olan Ömer Hayyam iyi ki bu dünyadan geçmiş...
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202127,8bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2020 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 01:16
Bazı kitapların okunması için bir zamanı olduğunu düşündüren bir eser oldu benim için. Yaklaşık on yıl önce aldığım ve iki kere başlayıp sonunu getiremediğim kitabı bu süreçte bitirmek kısmetmiş... Eserde, Filistin-İsrail tarihi; bir Arap ve bir Yahudi ailenin gerçek hayat hikayesinden yola çıkarak ve detaylı bir araştırma sürecine dayandırılarak anlatılmış. Dünyanın çeşitli yerlerinde yüzlerce yıldır yaşamalarına rağmen kendilerini oraya ait hissetmeyen ve yaşadıkları ülkeler tarafından bunu hissetmeleri engellenen, ayrımcılık, baskı ve soykırım gören Yahudiler, tarihi, dini, milli olarak kendilerini ait hissettikleri Filistin’e sürgün edilip burada yıllardır özlemini çektikleri devleti nihayet kurarlar. Ama bunu yaparken izledikleri yol kendi geçmişlerinde yaşadıklarını şimdi orada yüzlerce yıldır yaşayan ve yine onlar gibi tarihi, dini ve milli olarak o topraklara bağlı olan Arap halkına yaşatmalarıdır. Kendini var etmek için başka bir milleti yok etmeye çalışan, onun var olma mücadelesi vermesine sebep olan ve buna da karşı çıkan İsrail, günümüzde de Ortadoğu’nun kalbini paramparça eden zulmün baş aktörüdür. Asıl düşündürücü olan ise bu zulmü, geçmişte kendi halkına aynı zulmü yaşatanların desteğiyle yapmasıdır. Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan çok açık ve net bir adaletsizliği gözler önüne seren, herkesin okuması gereken bir eser olmuş. Yazarın emeğine ve kalemine, eserin gerçek kahramanları Beşir ve Dalia’nın yüreğine sağlık...
Limon AğacıSandy Tolan · Pegasus Yayıncılık · 20227,8bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
Her ne kadar bir çocuk kitabı olarak literatüre girmiş olsa da çocuklardan önce yetişkinlerin okuması gereken bir eser. Benim bir yetişkin olarak bu kitabı okuduktan sonra ilk düşündüğüm, çocukken okusaydım kesinlikle çok etkilenip uzun süre etkisinden çıkamazdım. Nitekim eserin içerik itibariyle çocukların seviyesine uygunluğu tartışılan bir durumdur. Ancak benim böyle düşünmemin sebebi; bir yetişkin olarak o yaşlardaki çocukların hayata, dünyaya, doğaya, insanlara nasıl baktığını görmemizi sağlamasıdır. Çünkü hepimiz çocuk olduk ve hepimiz bir yetişkinin düşünmeyeceği yada hissedemeyeceği şeyleri hissedip düşündük; ancak çocuklara o algıyla bakmıyoruz ve onların iç dünyalarında neler olduğunu anlamaya çalışmıyoruz. İşte kitap aslında tam da bu noktaya vurgu yapıyor 5 yaşındaki Zeze’nin bakış açısı ve hayatıyla. Evet o yaştaki bir çocuğun yerine kendimizi koyarak empati yaptığımızda anlıyoruz onların nelerin farkında olduğunu ya da olabileceğini. Zeze’nin çektiği acılar, hissettiği sevgisizlik, yaşadığı açlık derecesinde yokluk, ancak her şeye rağmen şeker portakalı fidanıyla birlikte içinde beslediği umut, kardeş sevgisi ile paylaşma duygusunu aşılaması çocuklar için hayatı başka bir açıdan görmelerini sağlayarak eğitici bir yol da izlenmek İstenmiş. Ancak; bahsettiğim durumların etkisiyle Zeze’nin intiharı düşünmesi ve özellikle öldüresiye gördüğü şiddet kitabın eğitici yönünü gölgelemiş gibi duruyor. Zeze, beş yaşında yaramaz bir çocuktu sadece ve yaptığı tüm yaramazlıklara rağmen okuyan herkesin içinde, onu bağrına basma isteği uyandırıyordu... Sağlıklı ve keyifli okumalar...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma