Oblomov
- Gerçeğe uygun oluyor diye övünüyorlar .Ama, hayat ne oluyor? Eserlerinde o yok işte, dünyayı kavrayış, insanlığı gerçekten anlayış yok .Boş şeylerle övünüyorlar. Hırsızları, düşkün kızları, yolda yakalayıp atar gibi edebiyata sokuyorlar! Nerede sanatın " gizli gözyaşları" :sadece kaba, zalim , alaycı bir gülüş!
Penkin
+ Sen de ne güzel söyledin işte. Bu coşup taşan öfke, bu kötülüklere amansızca saldırış, alacakmış insanları kepaze ediş, işte edebiyat budur .
Oblomov
- Hayır, hiç de değil! Hırsızı, düşmüş kadını, aldatılmış bir budalayı anlatın, anlatın ama insanı da unutmayın. Sizin için insan diye bir şey yok mu ? Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünceyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın hâline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu ! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.