''Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.''
Kızıl Ölüm'ün ortaya çıkmasıyla dünya, geri dönüşü olmayan bir şekilde, alt üst oldu. On bin senelik kültür ve uygarlık kaşla göz arasında yitip gitti, 'köpükler gibi yok oldu.'