Kore’deki Çatı Katımdan Sesleniyorum

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.197
Gösterim
Adı:
Kore’deki Çatı Katımdan Sesleniyorum
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
378
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059232449
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Kendi küçük dünyasında kelimenin tam anlamıyla yuvarlanıp giden, yaprak uçsa gülen bir kızdım ben. Ufak tefek düşler kurardım uyurken…
Ancak ne yazık ki hayat her zaman izin vermiyordu yaşamda istikrarlı olmaya.
Düşlerimin kaybolduğu, gülüşlerimin silindiği bir dönemde, aşkın o sihirli gücü tuttu ellerimden. Bir Asyalının derin çekik gözleri şifa olurken titreyen kalbime, başkentin gri sokakları umut koktu yeniden.
Bir süre aşk konuşuldu Kızılay'ın oynak kaldırımlarında. Gölgelerimize bakınca, tek göze çarpan aramızdaki otuz santimlik boy farkı olsa da… Biz bundan çok daha fazlasıydık aslında.

Bu, benim hikâyem… Ve hikâyemin kahramanı bir Koreli.
"Bir dakika bekle, hemen geliyorum!" diyerek yanımdan ayrıldı.
Yaklaşık on dakika ayazın orta yerinde bekledim gözlerden kaybolan ve çantasını bana emanet eden adamı. Geldiğinde elinde iki bardak kahve vardı. Elime tutuştururken ince ince mırıldandı.
"Bu akşam kahve içmek istemediğini biliyorum. Bu, ellerini ısıtmak için."
Daha bugün başladığım bu güzel, hayal dolu, yaşanmış anıların kırıntıları olduğu kitabı bitirdim.

Yeri geldi anlık gözlerim doluverdi, yeri geldi 'DongHo'nun Türkçe ile savaşı' şeklinde adlandırabileceğimiz olaylara tanık olup güldürdü beni çokça DongHo.

Olaylar öyle ahım şahım değildi, ki doğal olarak böyle bu. Sonuçta bir kurgu değil, yaşanmış şeylerdi.

Kimi zaman okurken "Biz de mi böyle olacağız?" diye düşünmeden, kafamda canlandırmadan edemedim. Bir kez daha hayatın sürprizlerle dolu olduğunu, her an hiç beklemediğimiz bir şekilde olumlu yönde şeylerin olabileceğini hatırlattı bu kitap bana.

Çoğunlukla duygulandım. Ve demem o ki, bir hayalin mi var, asla yılmayacaksın kardeşim! Pes etmek olmayacak lügatında senin. Savaşacaksın, direneceksin. Dünya küçük, Allah büyük. Allah olur elbet yardımcı sana, bir 'Ol' demesine bakar her şey.

Duygu ve DongHo... Allah mutluluğunuzu daim etsin. Allah yüzünüzden o güzel tebessümünüzü hiç bozmasın. Ve her daim birbirinize sahip çıkın.
Kesinlikle bir editöryal süreçten geçilmeli, ikinci kitap yaziminda ise bu hata tekrarlanmamali. Ama yine de kitap içten bir dil ile yazilmis olabilir ama başari mükemmelliyetle gerçekleşir. Çok okunmasi bence yazarlik anlamini taşimaz. Bir hayranlik icin okudugumu belirtmek isterim. Onun disinda hic bir katki saglamadigini bir otobiyografi oldugunuda eklemeliyim.
Çok fazla mükemmel bir kitaptı. Okurken sanki sizde onu anı yaşıyormuşsunuz gibi oluyor. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Çok fazla mükemmel
Kitabı iki sene önce bir arkadaşımdan alıp okumuştum. Öylesine almıştım. Yani kitaptan hiç bir beklentim yoktu. Sonra kitap iki günde bitti ve yazarın yazdığı her kelime beni anlatıyordu. Çok beğendim. Şimdi de kitabı kendime aldım ve tekrar okudum. Hiçte sıkılmadım. Tatlı bir aşk kitabıydı. Sizi fazla yormayacak ve sizi mutlu edecek bir kitaptı. Çerezlikti yani. Okumanızı tavsiye ederim kitap hakkında önyargılarınız varsa hepsini bir kenara kaldırın ve kitaba yapışın. Yazarın samimi dili sayesinde koca kitabı çok kısa bir sürede okuyacaksınız...
'Ne çabuk bitti ya' diye yakınmaktayım. Bu kitabı okurken Duygu'nun yaşadığı aksilikleri okudukça, gerçekten yaşanabiliyormuş böyle durumlar dedim. Yani okuduğumuz o kurma kitaplardaki şeylere 'oha ya bu kadar da olmaz' derken aslında gerçekte de olabiliyormuş... Bu kitabı, Duygu'yu ve sevgili sevgilisi Dongho ile birlikte çekildikleri o güzel fotoğraflarına imrenerek bakarken, her anları bu fotoğraf kareleri gibi mutlu mu geçiyor veya geçti mi? Bu zamana sorunsuz mu geldiler? diye düşündüğüm soruların, cevaplarına olan merakımdan dolayı istiyordum ve tabii aşklarını biraz daha yakından okumak için... Ve sonunda okudum. Cevaplarıma ulaşmak beni mutlu etti mi diye sorarsanız, bir bakıma derim. Aşklarını biraz olsun okumuş olmakta güzeldi. Hayat, tüm güzel şeylerin çabalamadan elde edilmediğini her fırsatta hatırlatırken, biz hâlâ pembe gözlerle baktığımız hayatın, siyaha bulandığını görünce hemen bırakıyoruz kendimizi. Oysa ki siyah değil midir ışığı en belirgin gösteren? Bu kitap gerçeklik barındırması ile her okuyana "Güneş her gün doğuyordu farkında olana" başlığı misali, 'Bu kitap birçok şey katıyor farkında olana...' diyorum. Duygu'ya ailesi ve sevgili sevgilisi-bu hitap oldukça hoşuma gitti- Dongho konusunda oldukça imrendim. Ailesinin o anlayışı ve sevgisi, Dongho'nun şu anda bilinen erkeklere nazaran kendini her konuda çok başka ifade etmesi ile imrenmemek elde değil ki.☺ "Zor atlatılan o kötü dönemler, gelecek güzel dönemlerin habercisidir..." Bunun gibi bir sözü yine bir kitapta okumuştum ve hayatımda bu söze hep yer vereceğim. Bu kitaptaki birçok kural ve söze yer vereceğim gibi... Ben tek kitap diye düşünmüştüm ama "devam edecek" yazısını görünce de şaşırmadım. Hüzün dolu bitti bu kitap ama neyse ki şu an bakınca mutluluk onlarla gibi görünüyor... "Farklılıklar zenginlikmiş... Birinin kültürü yüzünden yargılamak ne gereksizmiş!"
Çok samimi yazılmış. Dong Ho'ya, Duygu kıza, Melek anne ye bayıldım :). Ikıncı kıtabı beklıyorum. Tebessum ederek okuyacaksınız. Marjinal olmadan, içlerinden geldiği gibi yaşanmış duygular.
Yaşanmış bir gerçeklik..Hayal değil ve Kore fanlarına büyük bir motivasyon ;) İlk yargım sadece kitabın pembe renkte olmasıydı. Hiç sevmem pembe rengi. Sonra okudum ve gerçekten bayilarak okuyacagimi düşündüğüm bu kitabi çok sıkılarak okudum. Çok harika diyemem ama çok kötü de diyemem. Begenenlere saygı duyuyorum. Sadece son olarak söylemek istediğim şuan da yazar ve Koreli çocuk nişanlanmış durumda. Yakında da evlenicekler. Sadece hayırlı olsun. Sevdiğin insanla yaşadığın şeyleri kitap haline getirmek ve de bu aşka, okuyucularının katkı sağlaması çok güzel bir duygu olmalı..
Kitap o kadar sürükleyici ve anlatımı o kadar samimiydi ki yazara karşı sempati beslemeye başladım. Çok samimi ve içtendi. Gerçekte yaşanabilecek şeylerdi. İkinci kitabı merak ediyorum. Dong Ho ile nasıl tanıştığını ve hayatını nasıl etkilediğini anlatıyor. Herkes kitapta kendinden bir parça bulabilir. Duygu sıradan normal bir kız bu yüzden hikaye tanıdık hissi veriyor. Tavsiye ediyorum ama aşk romanı sevenlere..
Duygu hem sosyal medyadan hem de blog sayfasından tanıdığım biri olarak hayatıma girdi. Güney Koreye yerleşmesinin ardından hayatı benim gördüğüm kadarıyla değişti. Kardeşini de ses yarışmasından tanıdık. (Kore severler olarak.) Yazdıkları ve yaşadıkları birçok kızın hayali belki de. Ancak bazı noktalarda ben samimi bulmuyorum. Kitabın kapak tasarımı da tam bir barbie teması :)
Hikaye gerçek. Yaşantılar, deneyimler, aile üzerine görüşler, çatı katı kuralları, samimi bir dil.. Okurken mekanları canlandırmak güzel duygu ve yazarın profilinde kitaba dair fotoğrafları görmek harika
çok günümüz çok akıcı bi kitap eğlenerek hayal ederek okudum kitabı hep görüyordum kitap evlerinde ama pek bağdaştıramıyordum ne olduğunu konusunun kapağı hepilgimi çekmişti açıkçası. ama yazarı biraz araştırıp gerçek bi yaşam öyküsü olması daha çok hoşuma gitti alın okuyun saf bi aşkı anlatmış.
Kafa dağıtmaya bire bir.Yer yer güldüm yer yer duygulandım,heyecanlandım.Kitabı okumadım yaşadım diyebilirim.Çok beğendiğim bir kitap oldu.Kitap çok akıcı ve anlatımı çok samimi, ikinci kitabı dört gözle bekliyorum :)
Hala uykuda olup en korkunç kabuslarımdan birini görüyor olmak için sımsıkı kapattım gözlerimi... Hatta defalarca açıp kapattım. Ama her açtığımda manzara aynıydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kore’deki Çatı Katımdan Sesleniyorum
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
378
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059232449
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Kendi küçük dünyasında kelimenin tam anlamıyla yuvarlanıp giden, yaprak uçsa gülen bir kızdım ben. Ufak tefek düşler kurardım uyurken…
Ancak ne yazık ki hayat her zaman izin vermiyordu yaşamda istikrarlı olmaya.
Düşlerimin kaybolduğu, gülüşlerimin silindiği bir dönemde, aşkın o sihirli gücü tuttu ellerimden. Bir Asyalının derin çekik gözleri şifa olurken titreyen kalbime, başkentin gri sokakları umut koktu yeniden.
Bir süre aşk konuşuldu Kızılay'ın oynak kaldırımlarında. Gölgelerimize bakınca, tek göze çarpan aramızdaki otuz santimlik boy farkı olsa da… Biz bundan çok daha fazlasıydık aslında.

Bu, benim hikâyem… Ve hikâyemin kahramanı bir Koreli.
"Bir dakika bekle, hemen geliyorum!" diyerek yanımdan ayrıldı.
Yaklaşık on dakika ayazın orta yerinde bekledim gözlerden kaybolan ve çantasını bana emanet eden adamı. Geldiğinde elinde iki bardak kahve vardı. Elime tutuştururken ince ince mırıldandı.
"Bu akşam kahve içmek istemediğini biliyorum. Bu, ellerini ısıtmak için."

Kitabı okuyanlar 194 okur

  • Betul
  • Mürşide Yeliz Özbek
  • Tuğba Akcalı
  • ƘιтαρAşığıƁιяιѕι
  • Emine Uygun
  • Esra Esenlikci
  • eda ermis
  • Gamze Denizdelen
  • Fatma Nur
  • Elif

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%55.9
18-24 Yaş
%22
25-34 Yaş
%15.3
35-44 Yaş
%3.4
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%99.3
Erkek
%0.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.6 (39)
9
%10.9 (11)
8
%13.9 (14)
7
%10.9 (11)
6
%4 (4)
5
%5 (5)
4
%6.9 (7)
3
%1 (1)
2
%4 (4)
1
%5 (5)

Kitabın sıralamaları