Yanlış kullandığımız kelimelerin başında gelen bu sözcüğü belki de Yeşilçam'ın “cefakâr anam” repliğinden öğrendik. Fakat cefa, Arapça eziyet demektir. Kâr ise Farsça eden, yapan anlamına gelir. Cefakâr aslında eziyet eden, sıkıntı verendir. Cefa çekeneyse cefakeş denir.
Farsçadan dilimize giren kelimenin birkaç anlamı var. Bunlardan biri hile, düzen, oyundur. Bunu öğrendikten sonra Neşet Ertaş'ın, “Cahildim dünyanın rengine kandım,” cümlesi daha bir anlam kazanıyor. İnsan dünyanın renklerine değil, hilesine aldanırmış.
Arapçada yara, iz demektir. İnsanın çıkardığı ses için, atmak anlamına gelen lafız sözcüğü kullanılır. Eğer lafız bir anlam taşıyorsa ve muhatapta biriz bırakıyorsa buna kelime denir. Kelime; iz bırakmak, çizik atmak, yara açmakAğzımızdan çıkan söz, bir yara açıyorsa kelime sayılıyor.
Gecenin karanlığı arttıkça birer birer sönüyordu ışıklar, gözler kapanıyordu, şehir uykuya geçiyordu. Ama huzursuz bir uykusu vardı şehrin, maddi manevi sıkıntılarla dolu, sorunlu bir uyku.
Sayfa 146 - Can Yayınları, 1. Baskı, 2023·Kitabı okudu