Ne çabuk yalnız kalıyordu insan; üşüten, titreten, buz gibi esen bir yalnızlık. Nedeni kendinde başlayıp kendinde biten, tıpkı aşk gibi... Yalnızlığı yüzünden âşıktı, aşk yüzünden yalnızdı.
Güzeli, hakikati ve doğruyu aramakla geçmişti yılları. Hayat ille de mutluluğa doğru bir koşu değildi ki... Hayatı sevse de onu bir oburun iştahıyla tüketmeyi istememişti. Basit, gözden ırak güzelliklerde yüce ve tanrısal ışımalarıyla var oluyordu hayat.