Adonis

izlenimci, empresyonist şu demek: 19. yüzyılda, o zamanlar elektrik yok, büyük kentlerde sokakları bütünüyle aydınlatmak oldukça zor; akşam olur olmaz havagazı lambalarını yakacak dev bir görevliler ordusu gerekiyor. Bu görevliler ordusuna “izlenimciler” deniyor, “empresyonistler” deniyor, izlenimciler bu adı bilhassa benimseyip bir tür resimsel sanat akımına taşıdılar mı bir ad olarak, bir üstlenme olarak, bunu bilemiyoruz ama bence daha büyük bir ihtimalle karşıtlan, düşmanları onlara bu adı yakıştırmıştır. Yeni ortaya çıkan akıma karşı tutucu bir refleks geliştiren sanat eleştirmenlerinin, resmî sanat eleştirmenlerinin ad takması yani.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Âşıklar da genelde deli gibi olurlar,” diyor Spinoza, “gülünç duruma düşerler,” diyor.
Sayfa 110·Kitabı okudu
HEGEL
“Tarih insan ırkındaki bir gecikme halidir,”
Sayfa 86·Kitabı okudu
Foucault disiplin kuramlarını anlatırken, hepsinin işleyişi “artık orada değilsin, buradasın” demek üzerine kuruludur derdi. Artık ailende değilsin, okuldasın. Artık okulda değilsin, askerdesin. Artık okulda değilsin ya da askerde değilsin, iştesin, iş yaşamındasın. Bu şekilde işleyen düzeneklerden bahsederdi disipliner kurumlar adı altında.
Sayfa 82·Kitabı okudu
sakarlık Charles Chaplin’in bedeninin bir hali değil, bütün o kapitalist endüstriyel mekanizmanın kurduğu dünyanın içerisine düşen bir bedenin mimetizmi.
Sayfa 82·Kitabı okudu