Bazen matematikte başarılı olmayı doğuştan sahip olunan bir yetenek olarak düşünüyoruz. Bu yeteneğe ya sahipsinizdir ya da değil.
Oysa Schoenfeld'e göre, yetenekten çok, tavır niteliğinde. Çabalamaya istekliyseniz matematikte ustalık kazanıyorsunuz. İște Schoenfeld' in öğrencilerine öğretmeye çalıştığı da bu. Başarı, çoğu insanın 30 saniyede vazgeçebildiği bir şeyi anlamak için 22 dakika uğraşacak kadar inatçı, azimli ve istekli olmanın bir işlevi.
Sevginin karşıtı nedir... Nefret değil. Çünkü nefret de bir duygu. Sevginin karşıtı anlamsız bir hırsa kapılmak. Her şeyin ölçülebildiği iş dünyasında. Buna bağımlı hale gelmiştim. Basamaklarını en tepesinde olmaktan gelen sahte bir mühim adam olma hissi. Güvün afroziyak olduğunu söylerler ama bende narkoz yerine geçiyordu. Bu sayede hissedebilen, kırılgan bir insan olmaktan çıkıyordum sanki.