Eski şairler, geçmiş mutluluk ve sevinçlerin keder içinde hatırlanmasından acı bir şey yoktur derler; ne doğrudur! Çok tuhaftır, fakat insanın üzülme yeteneğinin bir sınırı vardır. Belki de büyük kederler, bir taraftan insanı acıtırken, bir taraftan da duygularını uyuşturuyordu, ateş bile insanı bir sınıra dek yakar, o sınırı aşan ateş-şu beyaz ateş dedikleri-artık insanı yakmaz. İnsanın üzülme yeteneğinin sınırları aşıldı mıydı, ne eklenirse eklensin artık koymuyordu, vız geliyordu.