Günay yurt

yalıda sabah
Sabahın bu ilk saatleri benim saltanatım. Kırk elli dakika da sürse, bu kırallığımın her anını yudum yudum tadarım. Böyle bir tiryakiliğimiz var, yaz kış yataktan beşte fırlamak gerek,sabahı herkesten önce yakalamak için. Denizin kişiliği bir başkadır bu saatte. Kokular başkadır, renkler başkadır,hele sesler bambaşka. Kokularda tazelik vardır, yıpranmamışlık,koklanmamışlık,rayihasını ilk kez size teslim ediyormuşluk vardır. Seslere gelince,asıl şaşırtıcı olan seslerdir. Sabahın ilk saatinde sesler,insanlığın ilk günlerindeki,ilk insanın,ilk algıladığı seslere benzerler. Yepyeni,taptaze,ürpertici,merak uyandırıcı. Takanın uzaklaşan patpatı, ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikanın kanat çırpışı,uzakta bir horozun ilk ötüşü. Hepsi mat, hepsi surdinli, pastel ve asil. Alın tokmağı vurun davula, sabahın ilk saatlerinde sesi başka çıkar. Rutubet derisini gevşettiğinden mi? Hayır. Sizin kulak zarınız henüz günün hoyrat gürültüleri ile bekaretini yitirmediğinden.
Sayfa 10 - YKY·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Günay yurt

, bir kitap okudu
Puan vermedi·139 syf.·
2024 9. kitabı
José Saramago
7.3/10 · 14,3bin okunma

Günay yurt

, şu anda okuyor
295 syf.
Emrah Serbes
8.5/10 · 6,6bin okunma

Günay yurt

, bir kitap okudu
Puan vermedi·143 syf.·
2024 8. kitabı
Yaşar Kemal
8.3/10 · 36,2bin okunma
Yaprak ne canlı ne yeşil
Bizim orda bir meşe vardı dedi, on iki on üç yaşındayken aşıktım ona adeta. Sıkıldım mı gider ona dert yanardım. Göğsümü, yanağımı dayardım sert kabuğuna. Konuşurdum boyuna. Susar, beni dinlerdi. Sustuğu içinde iyi dinlerdi. İnsanlar insanı dinlemezki… Yarım kulak dinler. Seni dinlerken kendi konuşacağını düşünür. Oysa o dinlerdi. Ne güçlü bir görünüşü vardı. Sert kabuklu palamutları vardı. Yaprakları ne parlak yeşil…. Bademde gider tabanlarımı ona dayar yatardım. Sanki ondan bir şeyler geçerdi bana. Gözlerimi kapar dalardım. Onu bir meşe gibi dinliyorum. En umulmadık insanda bazen ne olmadık boyutlar var. Yeni bir kıta keşfetmişim sanki. Sonra Goethe’nin bir sözü geldi aklıma. “Her öğreti az çok pusludur” der bir yerde. “Ama ağacın yaprağı ne parlak” , soyutla somutun, düşünle yaşamın farkını ıskalar mı o kaşarlanmış yaşam virtüözü.
Sayfa 90 - Yky·Kitabı okudu