Victor Hugo'nun romanlarında en çok kullandığı ''sefil'' sözcüğünü ilk kez bu romanda kullanmıştır.Hugo bundan yaklaşık iki asır önce idam gibi korkunç bir cezalandırmanın insanlığa faydası olmadığını fark edip toplumu bilinçlendirmek için yazmıştır ve ilk basıldığında ismini saklamıştır..O devirdeki insanların idamı zevkle izlediğini vurgulamış ve bunu eleştirmiştir.Bir insan ne kadar da büyük suç işlerse işlesin idamı hak etmediğini ve yok etme gücünün sadece tanrıya özgü olduğunu savunur.Cezayı verip insanı yok etmek yerine suçluları iyileştirmeyi öğütlemiştir.1829 yılında verdiği bu öğütler ancak 1982 yılındaki sosyalist parti tarafından gerçekleştirilmiştir.Kitapta ne zaman öleceğini bilen birinin çevresini nasıl algıladığı ve hangi içsel süreçleri yaşadığıyla edebi bir şekilde karşılaşıyoruz. Okunması gereken bir klasik olduğunu düşünüyorum.
Şiir okumayı sevenler ve şiir okumaya yeni başlayanlar için ideal bir şiir kitabı bence. Geçmişe dönük aşklarını ve yaşanmışlıklarını dile getirmiş, kalbi güzel Didem Madak... Çoğu insan mutlaka kendinden izler bulacaktır bu dizelerde. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim...
Kurtuluş Savaşının ilk romanı...
Nereden nasıl başlasam bilemiyorum. Kitapla birlikte ben de bittim. Halide teyzem o nasıl bir içtenliktir. Kitabı bizzat yaşadım resmen.
Kitabın baş karakteri Peyami, kurtuluş savaşı sürecini kendi ağzından, bir hastane odasındayken yazarak anlatıyor.
Olaylar Ayşe adında İzmirli bi hemşirenin etrafında gelişiyor.
Bizzat içinde bulunduğu savaş zamanlarını karakterlerle birlikte yaşadım. Fazlasıyla etkileyici oldu benim için. Hâla okumayan varsa lütfen okuyun.
"Arkamdan bütün koğuş gürleyerek devam etti: 'Senin için ey sancağımız, güle güle kurban oluruz.'"
Biz onlara çok şey borçluyuz. Bu Cumhuriyet kolay kurulmadı.
Uzun zamandır okumak isteyip ertelediğim bir kitaptı. Hayattaki en büyük pismanligimizin "bu kitabı keşke daha önce okusaydım " olması dileğiyle.
Bir arkadaşa, bir yoldaşa karşılıksız gösterilen sevginin, fedakarlığın, sırtına yük olsa bile onu bir kenara atamayan vicdanın yalın bir dille anlatılmış muhteşem öyküsü. Kitabın sonu beklediğim gibi bitmese de hatta şaşırtsa da asla hikayedeki karakteri yaptığıyla suçlayamadım. Hayat bazen daha iyi şeyler olsun diye yapamam dediklerimizi mümkün kılabiliyor. Kısa ama etkileyiciydi diyebilirim.
Yazar Bu romanında bireysel konuların sınırlarını aşarak toplumsal sorunlara yönelir. Toplumun içinde bulunduğu durumu bir ayna gibi metne taşımıştır.
Zamanın çalışmalarla dolu akışını, yaşamın gerçekliğine dönüştürerek merkezi bir mekan içinde simgelerin diliyle ortaya koymuştur. Kimliksel değerlerin çatıştığı romanda, romanı simgelerle örülmüş, kendilik evrenin zaman boyutunda yansımasıdır.
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma