İnsanın mutlu olması ve bu mutluluğu başkalarına da vermesi bazen ne kadar kolay oluyor! diyordu. Hep böyle, evet tam o anda olduğu gibi yaşamalıydı insan ama gerçek hayat bu değildi. Mutluluğun yanısıra, peşini hiç bırakmayan, insan ruhunu, bütün hayatını allak bullak eden felaketler, mutsuzluklar da vardı...
‘İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.’