Ebru

Ebru
@Ebrufiratt
‘’Onlar ki topraka karınca suda balık havada kuş kadar çokturlar korkak cesur hakim ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1913’te Mustafa Kemal, yüzyıl sonrası için bile hayaldi, fantezi romanlarında bile yeri yoktu.
Yahya Kemal, kendisinden başka hiç kimseyi düşünmeyen, tamamiyle bencil, kaskatı bir adamdı. Nâzım Hikmet’in annesi ressam Celile Hanımla, uzun süren fırtınalı bir aşk yaşamıştı. Annem bir gün ona, “ne yazık, birbirinizi bir tülü sevemediniz’’ demiş. Yahya Kemal de ‘’hayır, birbirimizi çok sevdik; aynı zamanda değil’’ diye yanıt vermiş. Ne var ki, şiirsek bir laftan başka bir şey değildi bu. Celile Hanım onunla evlenebilmek için eşinden ayrılmışı. Gelgelelim Yakup Kadri’nin dediği gibi, Yahya Kemal tam bir ‘küçük burjuva’ gibi davranmış; aşkı uğruna kurulu düzeni hiçe sayan bu sanatçı kadınla birleşmeyi göze alamamıştı. Yakup Kadri’ye şöyle demişti: ‘ Bu kadar dile gelmiş bir kadınla nasıl evlenebilirim? Sonra herkes bana ne der? Ne gözle bakar?… Yıllar sonra gözleri artık görmeyen Celila Hanım, açlık grevine başlayan oğlu için, Galata Köprüsü’nde imza toplarken, bir rastlantı sonucu oradan geçen Yahya Kemal eski sevgisilisini görmüş. Nâzım Hikmet’in kurtulması için imza vermekten ödü koptuğu için, hemen sıvışmıştı oradan.
1930’lu yılların Necip Fazıl’ı ile 1940’ların Necip Fazıl’ı arasında uzaktan yakından en küçük bir benzerlik yoktur. Bunlar iki ayrı kişidir sanki. Birincisini çocukluğumdan beri çok iyi tanırım. Annemin yakın bir arkadaşına aşık olduğundan, bizim evden çıkmazdı. Necip Fazıl yavaş yavaş değişmedi. Dinle hiç ilgisi yokken, ansızın sadece dindar değil, dinci oluverdi. O sıralarda duyduğumuza göre, bu şaşırtıcı değişimin nedeni tik sorunuymuş. Necip Fazıl’ın bir yüz tiki vardı. Kaşı gözü acayip acayip oynardı ikide birde. Bu biçimsiz tikten kurtulmak için, böyle işlerin uzmanı bir şeyhe gitmesini salık vermişler. Şeyh efendi okumuş, üflemiş ve ancak 1 hafta süre içinde tikinden kurtarmış onu. İşte ne olduysa o 1 hafta içinde olmuş. Bizim bohem şair Necip Fazıl, Süper-Mürşite dönüşmüş ansızın...
Sayfa 97·Kitabı okudu
Pisikolojik açıdan kadın erkek ayrımını tamamıyla yanlış buluyorum. Çünkü gerçek bir insan, kadınla erkeğin uyumlu bir karışımıdır. Kafa yapısı ve ruhsal yapısıyla salt erkek olan bir kişi, gerçek bir insan sayılamayacağı gibi, kafa yapısı ve ruhsal yapısıyla kadın olan bir kişi de gerçek bir insan sayılamaz.
Sayfa 122·Kitabı okudu