Ebru

Ebru
@Ebruuakbs
Landscape Architecture
Ankara university
İzmir
442 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Karamazov Kardeşler
10/10
·1025 syf.··
2020 98. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 22:33
Karamazovluk; Şehvetli, akıcı, çıkarcı ve akıldan yoksun insanlarda bulunan özellik. İki yıl gibi bir süreçte tamamlanan kitap, 1880 yılında yayımlanmış. Kitap yayımlandıktan 4 ay sonra da Dostoyevski vefat etmiş. Bire bir aynı olmasa da kitap Dostoyevski’nin hayatıyla benzerlikler gösteriyor. Kitaptaki baba karakteri olan Fyodor’a kendi ismini, kitapta en küçük oğul olan Alyoşa’ya da üç yaşında vefat eden oğlunun ismini vermiş. Her karakteri hayatından, kişiliğinden yoğurmuş adeta. Gerçek hayatta Dostoyevski’nin annesi, Dostoyevski çok küçükken vefat etmiş ve babası bir cinayete kurban gitmiş, aynı kitaptaki baba karakteri gibi. Alkole düşkünlüğü olan babasını çok sevmediği için onun ölmeni istemiş fakat babası öldükten sonra çok üzülerek hayatı boyunca vicdan azabı çekmiş. Biraz da kitabı okurken hissettiklerimden bahsetmek istiyorum. Kitap tam bir aile dramıydı benim için. Birbirini hiç tanımayan, birbirinden ayrı büyüyen Kardeşler, baba sevgisi görmeden başkaları tarafından büyütülüyor. Alyoşa melek gibi bir çocukken, Dimitri serserinin teki oluyor. İvan okumuş, eğitimli görünse de arada kalmış bir çocuk. Cinayetin betimlemesi ve mahkeme; bu kadar güzel tasvir edilebilirdi. Sanki kitap okuyormuşum gibi değil orda arka sıralarda oturmuş mahkemeyi izlemeye gitmişim gibiydi. Avukatın sanığı savunması, ancak bu kadar detaylandırılabilirdi ve savcının bunlara verdiği yanıtlar; ancak bu kadar güzel adalet kavramı sorgulatılabilirdi. Benim kitapta en etkilendiğim yerlerden biriydi. Son olarak da kitabın son bölümünde Alyoşa’nın çocuklara verdiği mesajlar beni fazlasıyla etkiledi. Dostoyevski onlara ölmeden önce yazdığı bu son kitabında sanki çocuklara özellikle mesaj vermiş
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gökdelen
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 00:44
Merhabalar! Bugün Tahsin Yücel’in 2006 yılında ilk basımını yaptığı, 2007 yılında Balkanika Ödülünü kazandığı kitabı; ‘Gökdelen’ kitabıyla geldim. Yücel’den okuduğum ilk kitaptı, kalemini ve bakış açısını çok sevdim. Diğer kitaplarına da kesinlikle en kısa sürede şans vereceğim diyerek biraz kitaptan bahsetmek istiyorum. 2073 Türkiye’sinden bahsedilen kitapta konu yargının özelleştirilmesi çerçevesinde ilerliyor. Can Tezcan isimli karakterimiz bir avukat olarak yargının devlet tarafından iyi yönetilmediğini ve özelleştirilmesi durumunda bütün vatandaşların yargı konusunda daha memnun olacağını düşünerek bu olaya el atıyor. Bu fikre varmasındaki etken bir kişinin çıkarı olmasına rağmen... Yargının özelleştirilmesi ? Herkesi afallatan bir soru öyle değil mi? Bu işi devletten iyi kim yapabilir ki diyenler ve kim yaparsa yapsın devletten iyi olur diyenler? Herkesin yargıya güvenmesi, kimsenin hakkının yenilmemesi , sınıf farklılıklarının yargıda bir avantaj katmadığı, gerçekten adaletin olduğu bir dünya acaba gerçekten hiç olmuş mudur ya da mümkün müdür? Gökdelenlere gelecek olursam, Temel Diker adındaki bir mimar İstanbul’u New York’a çevirmeye çalışıyor hatta çok daha fazlası katlı gökdelenlerle şehri kendince baştan yaratmaya çalışıyor. Hayvanların nesli tükenmiş, ağaçlar yok olmuş. Geçen ay Bursa’ya gittiğimde gördüğüm binalar geldi aklıma. Her gittiğimde biraz daha yüksekleri dikilmiş oluyor. Yeşil Bursa diye anılan Bursa artık yeşili arar olmuş. Aynı Temel Diker gibi hırsla şehri baştan yaratmaya çalışanların eseri sanki. Kitabı okurken çok fazla ikilemde kaldım, çok fazla düşündüm. Gerçekten tüylerim diken diken oldu. Acaba kendi sonumuzu mu hazırlıyoruz bazı
GökdelenTahsin Yücel · Can Yayınları · 20201,207 okunma
Sol Ayağım
Puan vermedi·192 syf.··
2021 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 02:34
Yazarımız kendi hayat hikayesinin bir kısmını paylaşmış bizimle bu kitapta. Doğuştan beyin felci olan Brown’ın gözünden hayata bir kez daha bakıyoruz. Aslında kıymet bilmemiz gereken ama sanki olması gerek gibi gördüğümüz şeylerin yokluğu nasıl zorluklara yol açıyor bunu okuyoruz. Okuması çok kolaydı ama ya yaşamak? Kendimi okurken gerçekten çok çaresiz hissettim. Christy Brown yerinde ben olsaydım bu kadar azimli ve inatçı olur muydum aklımdan hep bunlar geçti. Sol ayağıyla kitap yazmayı başaran, ellerini, vücudunu kullanamasa bile güçlü olan bir insan. Özellikle annesinin desteği, ona inanması.. Belki annesi ona böyle destek olmasaydı şu an bu kitabı okumamış olacaktım. O yüce kadına ben teşekkür ediyorum, her şeye rağmen 13 çocuğa rağmen Christy ile ilgilendiği için.
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Monte Cristo Kontu
10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 20:31
Kitabı okumak ne kadar keyifliydi anlatmam sanırım mümkün değil, 1552 sayfa olmasına rağmen asla sıkıldığım bir kısmı olmadı. Kitap bittikten sonra en sevdiğim dizi bitmiş, finalini izlemişim gibi hissettim ve gerçekten üzüldüm. Kitap hakkında ne söylesem, hangi kısmından bahsetsem karar veremiyorum ki zaten buraya da hislerimi yazmaya kalksam sığacağını düşünmüyorum. Edmond Dantes bir denizci olarak çıkıyor karşımıza ve en mutlu gününde tam güzeller güzeli Mercedes ile evleneceği sırada çirkin bir iftirayla kendini hapishanede buluyor. Hapishane dediğime bakmayın tek başına yaşadığı, ışık almayan, iğrenç bir fare deliği. 14 senesini geçiriyor orada. Söylemesi çok kolay öyle değil mi? 14 sene gökyüzüne bakmadan, sevdiklerinden bir haber nasıl geçer? Bir şekilde (kitabı mutlaka okuyup nasıl bir şekilde olduğunu öğrenmelisiniz:( ) geçen zindan günlerinden sonra 2. ciltte karşımıza Monte Cristo Kontu olarak çıkan Dantes’in intikam planını ve planın nasıl geliştiğini okuyoruz. Benim böyle bir intikam planı nasıl yapılır aklım almadı gerçekten. Dumas’ın kurgusuna, kalemine hayran kalmamak mümkün değildi. Özellikte üzerine düşündüğüm çok şey vardı ama şunu düşünmeden edemedim; Sevdiğim Edmond Dantes miydi yoksa Monte Cristo Kontu mu? Ya da Kont kitabın sonunda Dantes olabildi mi? Yaptıkları onu pişman etmedi mi? Diyeceğim o ki kitap harikaydı! Kesinlikle gözüm kapalı tavsiye ediyorum. Bu arada kitap bitince bir heyecanla filmini de izledim ama siz sakın izleyip iki saatinize yazık etmeyin. Kitaptaki bir çok şey değiştirilmiş ve tabi ki çok sıkış sıkıştırılmıştı. 1500 sayfayı da 2 saate sığdırmayı düşünmek zaten bir garip.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,1bin okunma
9/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2020 14:07
Ah nasıl böyle bitti bu kitap.. Tamamen farklı bir son hayal etmiştim ve kitap bittiğinde nerdeyse ağlayacaktım. George ve Lennie beraber yolculuk yapan, ırgatlık yaparak para biriktirmeye çalışan ve kendilerine ait bir arsa alma hayali olan iki güzel karakter. George; ufak tefek çok akıllı olmasa da düşünceleri güzel bir insan fakat Lennie kafası hiç çalışmayan George ne derse onu doğru kabul eden,iri yarı, çok güçlü ve tavşanları çok seven, kalbinde asla kötülük olmayan biri. Birbirine tamamen zıt iki insanın dostluğu..İki karakteri de çok sevdim, bir solukta bitebilecek incecik bir kitap olmasına rağmen dostluğu, yoksulluğu, ırkçılığı, saflığı öyle güzel anlatmış ki tek kelimeyle harika bir kitaptı. Ah Lennie keşke gücünü kontrol edebilecek bir zekaya sahip olsaydın. O kadar masum ve tatlıydın ki çok sevdim seni. Mutlaka okunmalı, keyifli okumalar!
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma