Altı Harfli Bir Kitap’ı okurken bir hikâye okuduğumu değil, kendi iç sesime kulak verdiğimi hissettim. Şermin Yaşar büyük olaylar anlatmıyor; daha çok insanın içinde biriken, çoğu zaman fark etmeden taşıdığı duyguları görünür kılıyor. Yalnızlık, beklemek, terk edilme korkusu ve susmak kitap boyunca iç içe geçiyor.
Altı Harfli Bir Kitap, bana göre umutlu bir kitap değil; ama dürüst bir kitap. Okura “her şey geçecek” demiyor. Bunun yerine, “böyle hissetmen normal” diyor. Belki de bu yüzden, kitabı bitirdiğimde rahatlamış değil ama anlaşılmış hissettim.