Tepenize çığ düştüğünde, bütün o karın altında yatarken neresi aşağı neresi yukarı anlayamaz oluyormuşsunuz. Karı iteleyip kurtulmak istiyor ama yanlış yönü seçip kendinizi daha da derine, kendi mezarınıza gömüyormuşsunuz.
İşte kendimi aynen böyle hissediyordum, yönünü şaşırmış, arafta kalmış, pusulamdan olmuştum.
" Bir dil öyrənəndə çox böyük bir qalanın açarını təhvil alırsan. Qala qapısından başqalarının girməsi səni niyə maraqlandırır? Sən öz tapıntınla məşğul ol".
Abdullah b. Mübârek, Mübarek b. Fudale'den, Hasan-ı Basri'nin şöyle dediğini rivâyet etmiştir: İlk nesil öyle kimselerdi ki, adam Kurân'ı ezberlerdi de insanlar onun farkına varmazlardı. Büyük bir ilim elde ederdi de insanlar onu hissetmezlerdi. Adam evinde misafirleri varken uzun uzun namaz kılardı da onlar bunu hissetmezlerdi. Öyle kimselere eriştik ki, yeryüzünde gizli yapılabilecek hiçbir ameli kesinlikle açıktan yapmazlardı. Zira Allah (c.c) "Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin." buyurmuştur. Davranışından râzı olduğu bir kul hakkında da şöyle bahsetmiştir: "Hani o (Zekeriyya (a.s), gizli bir sesle Rabbine niyaz etmişti:" (Meryem 3)
(İbni Kesir tefsiri 4 cilt, sayfa 415 )