Tembellik hakkı, Tembellik Hakkı Marxsist bir bakış açısıyla yazılmış, kapitalizmin başlangıcına dayanan minik ama derin bir tarihsel süreç eleştirisidir. Emekçi sınıfın çalışmayı kutsallaştırması ile birlikte oluşturulan kapitalist ilüzyonun günümüzde de kullanılan bir manipülasyon unsuru olarak karşımıza çıktığını görüyoruz.
Kitaptan edindiğim ilginç bilgilerden biri de şudur: Marx'ın damadı olan Paul Lafargue, eşi Laura Lafargue ile yaşlılık zamanlarını deneyimlemeyi istemedikleri için intihar ederek yaşamlarına son vermeyi tercih ediyorlar.
Belirli bilimsel araştırmaların yarattığı kabuller dışında, bir bütün olarak insanın, insan psikolojisinin, sezgisellikle de anlaşılabileceğine dair bir bakış açısı yaratıyor Günübirlik Hayatlar. Günübirlik Hayatlar
Kimi zaman önceden belirlenmiş yollar ya da kurallar değil, bu sezgisel olma halinin getirdiği rastlantısallık iyileşmemize ya da daha iyi olmamıza olanak sağlıyor.
Bu kitabın genel geçer kabullere göre oluşturulmuş kişisel gelişim kitaplarından iki temel farkı dikkatimi çekiyor. İlki hem bilimin didakliğine saplanıp kalmadan, duyguların çalışma prensiplerini bilimsel temellere oturtarak anlatıyor. Diğeri ve bence en önemlisi; bu kitap yalnızca bir insanın duygu yönetimini ele almıyor. Bir insanın "öteki" ile iletişiminde alacağı rolü de belirliyor. Bu şekilde müşterek bir iyileşme halinin zeminini oluşturuyor.
İletişim kurma biçimlerini yalnızca kendimiz için değil, aynı zamanda karşımızdakinin iyi olma halini desteklemek için de geliştirmemiz gerektiğini ifade ediyor. Karşımızdakini de en az kendimiz kadar özneye aldığımız keyifli bir kitap. Nalan Kuru