Sıradan, bayağı olan yürüyüşlerin özlemini hissetmemi sağlamakla kalmayıp, aslında yürümeyi ve doğayı nasıl özlemle, hasretle istediğimi bir şamar gibi yüzüme çarptı. Kesinlikle okunulası ve şiddetle tavsiye edilesi bir eserdir. Yazarın dünya insanlarını tek bir çatı altında toplaması, kaynaklar göstererek okuruna sunması okumaya değer.
Ve güzel bir Nietzsche alıntısı;
“Doğayla baş başayken kendimizi öylesine rahat ve keyifli duymamızın nedeni, doğanın bizim hakkımızda bir görüşü olmayışıdır.
Rahat ve tasasız bir hayat süren adamın bir gecede yaşadıkları olaylar karşısında ruhani bir uyanışı anlatan çok güzel bir kitap.
-Kendimizi anlamaya başlarsak diğer pek çok şeyide anlayabiliriz.
Yok etmek sadece zorbaların ve cahillerin işidir. Bir insan zekasıyla yenemeyeceğini anladığı anda ya şiddete başvurur ya paranın gücüne. Birisi sizinle aynı fikirde değil diye onu yok edemezsiniz. Medeni ve erdem sahibi insanlar böyle yapmaz. Çok okuyan ve bilginin gücüne inanan her insan, sadece konuşma yolunu seçer. Sizden olmayanları yok etmek yerine, bilginin ve fikrin gücüyle, sizin gibi düşünmesini sağlamalısınız.
Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz..
Eser, bir oto biyografi çalışmasıdır. Beyin felci geçiren İrlandalı yazar, ressam ve şair Christy Brown beyin felci geçirerek doğmuş, dünyaya geldiğinde Sadece sol ayak parmaklarını kımıldatabilen özürlü ve engelli bir çocuktur. Hayatı idame ettirebilmek için okumayı öğrenmek, bazı şeyleri kendi kendine yapabilmek için birçok zorluğu aşmak zorundadır. Eser beyin felçli olarak dünyaya gelen yazarın yaşadığı zorlukları ve iradesi ile üstesinden gelebildiği güçlükleri konu edinmektedir.