Bu kitabı 2. okuyuşum fakat kitap hâlâ beni ilkinde olduğu kadar heyecanlandırıyor. Bir kere kitaptaki karakterler muazzam. Enzo için söyleyebileceğim tek şey okuduğum en iyi karakterler arasında olduğu. Adelina ise bence kitabın ilgi çekici kısmı. Çünkü Adelina kitaplarda okumaya alışkın olduğumuz masum, sevimli, saf kızlardan değil. İçinde fazlasıyla karanlık bir yön var. Hatta yazar karakteri "kötü" olarak tanımlıyor. Çoğu kişinin aksine ben Adelina'yı seviyorum çünkü bir şekilde ayakta durabilen, güçlü bir karakter. Kitabı üç kelimeyle anlatacak olursam: Alın, okuyun, okutun. Kesinlikle pişman olmayacaksınız.
Bu kitabı 2. okuyuşum fakat kitap hâlâ beni ilkinde olduğu kadar heyecanlandırıyor. Bir kere kitaptaki karakterler muazzam. Enzo için söyleyebileceğim tek şey okuduğum en iyi karakterler arasında olduğu. Adelina ise bence kitabın ilgi çekici kısmı. Çünkü Adelina kitaplarda okumaya alışkın olduğumuz masum, sevimli, saf kızlardan değil. İçinde fazlasıyla karanlık bir yön var. Hatta yazar karakteri "kötü" olarak tanımlıyor. Çoğu kişinin aksine ben Adelina'yı seviyorum çünkü bir şekilde ayakta durabilen, güçlü bir karakter. Kitabı üç kelimeyle anlatacak olursam: Alın, okuyun, okutun. Kesinlikle pişman olmayacaksınız.
"Kimse sizi kendiniz gibi istemezdi. Kendilerinin hoşuna giden kişi olmanızı isterlerdi."
Ahh Marie ahhh Marie... Yaktın bizi, dumur ettin beyinleri yaktın bıraktın yahuu... Gerçi Efsane serisinden sonra şaşırdım mı? Hayır tabiki de... Ki o serinin benim için distopya dünyasındaki yeri çok ayrı çok başkayken bu seferki hikayenin altından nasıl kalkıcam hiç bilmiyorum.
Geç mi kaldım bu seri için derken evettt 2. kitap çıktı farkındayım hatta şimdiye kadar çoktan sindirmiş bile olmam gerekiyordu ancak ben bir türlü seriye başlayamamanın verdiği stresi yaşıyordum. Hani bazı kitaplar vardır, elinin altında durur ama bir türlü başlayamazsın ya, bunda da aynı durumu düşünün. Ki buna benzer bir hali Sabah Yıldızı'nda da yaşamıştım. Sanırım kitabı kötü gün desteği olarak saklıyordum. Öyle de oldu ;)
Efsane serisine olan bağlılığımı yorumlarımı okuyan arkadaşlar bilir. Çok ama çok sevmiştim o seriyi... Öyle bir bağ kurmuştumki; karakterlerin canı yandıkça benim de canım yanmıştı. Bendeki etkileri Kızıl Yükseliş'i okuyana kadar sürmüştü hatta... Ki Kızıl İsyan benim için distopik dünyanın nirvanası gibidir. Genç Elitler için söyleyebileceğim ise evett Kızıl İsyan ile karşılaştırılamaz kabul ama oldukça başarılı bir ilk kitap olmuş. Casusluk olayı nedeniyle kitabın belli yerlerini Efsane serisine benzetip, yazara naptın sen diye biraz kızsam da olay örgüsü son sayfalarda şekillenirken satırları nasıl okuduğumu sayfaları nasıl çevirdiğimi anlamadım bile...
Yazarımızın yarattığı dünya da oldukça ilginç aslında... Hatta Efsane serisine göre daha fantastik bir evren diyebiliriz. Kanlı Humma adlı hastalık sonucunda hayatta kalan çocuklar hastalığı geçirdiklerini gösteren doğal bir işaret -yara izi, farklı renkte saçlar, irislerindeki renk değişimi vb.- taşıyor. Ve bu çocuklar