Ecevit

Ecevit
@Ecevittr
Nasıl istiyorsam öyle yapıyorum.
Öğrenciyim
Türkiye'de takılıyorum
Türkiye
22 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Ben de dersimi almıştım. Bir insanın bir buçuk dakikada ezilip mahvolduğunu görmek, hiç de hoş bir şey değildir.
Sayfa 72 - Bitmiyor bi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
77. İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendini gözlemeye teşvik eder.
Sayfa 76·Kitabı okudu
19 MAYIS NASIL BAYRAM OLDU?
Yıl 1932... Aydın Halkevi, Atatürk’e saygısını göstermek için, bir Gazi Günü kutlaması yapmak ister. Ama, Gazi Günü’nün hangi gün olması gerektiğine karar verilemez. Uzun tartışmalardan sonra, Atatürk’ün doğduğu günün, Gazi Günü olmasında herkes birleşir. Asıl sorun da ondan sonra başlar. Atatürk’ün hangi gün doğduğunu kimse bilmemektedir. Kentin ileri gelenlerine sorulur... Bir yanıt alınamaz! Tarih kitapları karıştırılır... Bir kayıt bulunamaz. Tam o günlerde, 1932 Temmuz’unda, Ankara’da, 1. Türk Tarih Kurultayı toplanacaktır. Bu toplantıya Aydın Ortaokulu tarih öğretmeni Hulusi Aksudoğan da çağrılıdır. Kurultaya katılan Aksudoğan, Atatürk’ün doğum gününü, ülkenin önde gelen tarihçilerine, hatta Atatürk’ün yakın arkadaşlarına sorar. Şaşırarak görür ki, onlar da bilmemektedir. Hulusi Aksudoğan, ne yapacağını düşünürken, sevindirici bir haber alır: Atatürk, katılımcılara bir çay partisi verecektir. Orman Çiftliği’nde verilen çay partisine koşan Aksudoğan, hemen Atatürk’ün yanına gidip Aydın Halkevi olarak bir kutlama yapmak istediklerini anlatır. “Ama sizin doğum gününüzü bilmiyoruz,” der. Bir an gözleri parlar Atatürk’ün. Ama bu canlanma, kısa bir süre sonra, sıkıntılı bakışlara dönüşür. Bir sigara yakan Atatürk, kollarını iki yana açarak, “Bana bunu sormayınız, doğum günümü bilmiyorum,” der. Ne diyeceğini, ne düşüneceğini bilemeyen Aksudoğan, olduğu yerde kalakalır. Onun, karşısında beklemeye devam ettiğini gören Atatürk, Ankara’nın ufkuna bakarak bir süre düşündükten sonra, “Samsun’a çıktığım günü kutlayınız,” der. Çevresindeki tarihçilere dönüp, “Samsun’a ne zaman çıktım?” diye sorar. Tarihçiler, hemen yanıt verir: “19 Mayıs 1919’da!” Yüzü aydınlanan Atatürk, “İşte benim doğduğum gün!” der. Gazi Günü kutlaması, daha sonra, bütün yurtta Gençlik Bayramı olarak
Sayfa 15 - Can yayınları·Kitabı okudu
Ama bu yaşamın herkes için zorlaştığı hiç aklına gelmemişti! "Keşke -demişti sonradan Okeanov, - keşke herkesin hayatının zor olduğunu, herkesin başının çaresine baktığını, ortalığı karıştırmayı bırakıp kendi yolunu çizmesi gerektiğini düşünebilmiş olsaydı."
Sayfa 114·Kitabı okudu
“Bana gülmeyin! Babamla dedem mezarlarından başlarını kaldırıp da olup biteni görselerdi, o sümsük, yarı cahil Yermolay’ların, kışın çıplak ayakla seyirten Yermolay’ın, dünyada bir eşi daha bulunmayan çiftliği satın aldığımı görselerdi... Dedemle babamın köle olduğu, mutfağına bile giremedikleri çiftliği satın aldım. Uykudayım. Bu gördüklerim düş, hayal... Bilinmezliğin karanlığıyla kaplı imgelemin bir oyunu bu...”
Sayfa 72·Kitabı okudu