TerraNoctis

TerraNoctis
@EchoAether
Birdboy, yaşamın iğrençliklerinde kendin olmak ve yalnızlığına, kendine, herkese savaş açmak ve yine de var olmak. Ölümüne ve yaşamına rağmen var olmak ve iz bırakmak, ışık saçmak.
Özde, ya­ni insanlığımızdaki farklılık ise düşüncede, hissetmede, değer­ lendirmede ve çaba göstermede (yani yapılan iş sonunda elde edilebilen en yüksek sonuç, başarı, güzellik, insanlarla anlaşahil­ me ve kendini ifade edebilme zarifliği, bunun yanı sıra gurur, kendine güven ve asalet duygusu), her okurun kendisinin bulup çıkarması gereken bir sonuçtur. Sanatsal alandaki benzerlikler ise, ilerleyen sayfalarda kendiliğinden ortaya çıkacaktır: istek ve yetenek, bestelemek için yeterli olabilmek, mantıklı fakat basit olmayan ve hilesiz oluşturulmuş, rasyonel, ama motivasyon için yüzeysel, kapalı karakterleri farklı kompleksleriyle birlikte göste­rebilmek, anlaşmazlık yaratmak ve başarıyla tekrar çözebilmek, kısaca: Hayatın özelliklerini kelime kullanma sanatı ile yansıt­mak, mantıklı bir biçimde anlamlaştırmak.
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Homeros'un başarısı başlangıçtan itibaren güncellikten bağımsızdır yani bir başka deyişle zaman­ dan bağımsızdır ve kaliteye dayanmaktadır. Yunanlar'da, Roma­lılar'da ve hatta günümüzde de Homeros'tan alıntılar yapılması, eserlerinin tarih boyunca kalitesini yitirmediğinin, (ozanlığının tartışmalı olduğu yerlerde bile kabul görmesi) ve ustalığının bir kanıtıdır. İ.Ö. 8. yüzyılda Yunanlar'ın aldıkları olumlu karar, şans eseri yaptıkları bir seçim değil, kaçınılmaz bir sonuçtur.
Tarih
Eğer Yunan­ların his dünyası, Etrüskler'in, Romalılar'ın ve onların Orta Çağ'daki mirasçıları gibi olsaydı, Batı Ülkelerinin literalitesi, fark­lı bir yönde gelişirdi: çünkü bu saydığımız toplulukların tümü, aldıkları yazı dilinin edebiyatını da almışlardır (ancak bu sayede Batı'nın edebiyatı Homeros'tan günümüze kadar bir bütün olarak gelebilmiş tir) . Yalnız Yunanlar, eski dönemde farklı davran­ mışlardır: başlangıçta ithal ettikleri yazı diliyle oluşturdukları eserler, kendi ruhlarının özgün ürünleriydi: İlyada ve Odysseia gibi.
Tarih
Yazı kültürünün belirgin özelliği ve geli­ şim süreci henüz başlangıçta olan metnin karakteri ile ölçüle­ mez. İlyada ve Odysseia'nın metin karakterlerinin oluşumunda dış etkiler belirleyicidir. Yunanlar, İ.Ö. 8. yüzyılda, günümüzde halen kullandığımız tekstualile ve literalite'nin özel bir şeklini oluştururlarken (bilinçli olarak değil) , seçim yapabilme şansları vardı. Bu seçimi yaparlarken, Yunanların karşılarında iki bin yıl­ dan daha fazla bir süre var olan ve hiç de küçümsenmeyecek se­viyede edebi eseriere sahip iki yazı kültürü vardı: Mısır ve Oryan­talistik. Bu iki yazı kültürünün varlığının Yunanlar tarafından bilindiği, İlyada ve Odysseia'da bu kültürlerden alınmış motifle­rin bulunmasından anlaşılmaktadır.
Tarih
İlyada ve Home­ros'tan itibaren Batı Ülkeleri'nin kültürü, yazı ve metin kültürü­dür, yani tüm bilgilerini, yeteneklerini ve isteklerini yazı ile ko­ruyup, yavaş yavaş biriktiren bir kültürdür; bu nedenle unutul­maktan kurtulmuş, ama aşılmaya mahkum edilmiştir.
Tarih