Günümüzün okurları için en büyük engeli dil kurallan oluşturur. Homeros, Erken Yunan destan dilini dizeler halinde, kaliye zorunluluğu olmadan, ritmik bir üslfıbta kullanır: Her mısra bir heksametron normundadır, yani 6 daktyloi'den oluşur (- ....... , Spondaios - - ile yer değiştire bilir):
Homeros, kullanmak istediği tüm hitap formları (anlatımlar, tanımlar, doğrudan hitap, dialog vs.) ve anlatmak istediği tfım duygusal nüanslar için bu 6 daktyloi ritmini kullanır. Bu Homeros'un icat ettiği bir kural değil, o dönemde sık kullanılan katı bir kuraldı. Homeros, eserlerini oluşturmaya başladığında ise uzun zamandan beri kullanılıyordu. Nesiller boyu serbest doğaçlamayı kullanan şarkıcılar (Aödler, aodlar), bu şekilde konuşarak, herhangi bir metne bağlı olmadan Phorminx (dört telli bir enstrüman) eşliğinde bu tekniğin gelişmesi ne önayak oldular. Böylece diğer sanatlarda olduğu gibi sağlam bir zanaatçı zemini olan, yeni bir sanat (techne) ortaya çıktı. Bu sanat sayesinde sanatçının, bir kitle önünde doğaçlama yaparken, dünyanın ve yaşamın değişmeyen akışı, işleri, madde leri ve durumlan için her defasında yeni kelimeler bulma zorunluluğu ortadan kalkmış oluyordu.