Göz korkunç bir şahit, değil mi? Yahut korkunç ayna... Her şeyi ifşa ediyorlar. Hele hislerimizi gizlemek isteyince bakışlarımız nasıl değişir? Kaskatı olurlar. Ve biz gizledik sanırız.
Bir hastahanede, dışarıdaki mevki ve payelerimiz, servet ve imkanlarımız nasıl birdenbire ikinci derecede kalıyor; bunu kibirli dostumun beni hürmetle selamlayışından anladım. Elbette ki burada, herkesin ıstırabıyla daha evvelden tayin edilmiş hususi bir mevkii vardı ve ben doktorların baş sallayarak teselli ettikleri hastalığımla onun birkaç metre üstünde idim.
Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, o artık iyilik değildir; eğer iyiliğin bir sonucu, yani ödülü varsa yine iyilik değildir. Demek ki iyilik, neden ve sonuç zincirinin dışındadır.