Tolstoy'un, büyük araştırmalar yaparak yazdığı eser, 1804’lerde başlayan Rusya’nın Fransa ile olan savaşlarını ve devamında gelişen olayları yazar, bir sanatçı gözüyle anlatmaktadır.
Aslında kitap, iki farklı bölümde ilerliyor bir tarafta cephede yaşananlar, askeri ve siyasi olaylar diğer tarafta ise daha çok dönemin sosyoekonomik özelliklerinin verilmek istendiği, yüksek çevrede bulunan dönem insanlarının yaşayışlarının anlatıldığı bölüm.
Benim için nasıl bir okuma yolculuğu olduğuna değirsek. Bu eseri okuyupta karakter çokluğuna değinmeyen azdır sanırım Evet başlarda karakterlerin çok olması kafa karıştırıyor kim kimdi? gibi sorular içinde kalıyorsunuz. Yalnız kitap ilerledikçe belli başlı ana on karakterle yola devam ediyorsunuz ve bu karmaşa da bir süre sonra ortadan kalkmış oluyor. Beni yoran diğer bir konu ise çok fazla Fransızca konuşmaların olması sürekli uzun dipnotları okuyarak devam etmek. Yazarın neden bu kadar çok Fransızca konuşmalara yer verdiğini anlayabiliyorum çünkü yazarın anlatmak istediği karakter, Fransızca konuşmanın bir ayrıcalık sayıldığı yüksek kesimi temsil ediyor ne kadar bu durumu bilsem de yorucu geldiği fikrini değiştirmiyor..
Eserin ilk yarısı saydığım sebeplerle sıkılmama sebep olsa da ikinci yarıdan itibaren daha fazla keyif aldığımı söyleyebilirim. Özellikle yazarın, tarihi olayları değerlendirmeleri, savaşın anlamsızlığı ve sebepleri, iktidar, özgürlük gibi konular üzerine yazdığı bölümler benim için en can alıcı ve etkileyici bölümlerdi. Kitaptaki ana karakterlerin, yazarın felsefi düşünceleri içinde, kendini bulma yolculuğu, değişimleri psikolojik tahlilleri bir diğer beğendiğim noktalardan oldu.
Sonuç olarak ne kadar yer yer sıkılsam da iyi ki okumuşum dedim